“Etik değerler henüz oturmadı”“The ethical values have not settled down yet.”

Reklam müziği konusunda kişisel olarak nasıl piştiniz?
Bol bol yanılarak, bol bol dinleyip seyrederek, çok isteyip çok çalışarak, anlamaya çalışarak, anlatmaya çalışarak, hep yeni şeyler arayarak, başkaları kadar kendimi de eleştirerek, öğrendiklerimi paylaşarak, para için çalışmayarak, bu işe nasıl ve hangi bedeli ödeyerek girdiğimi unutmadan hırsla üreterek. Mümkün olduğu kadar olumsuzlukları kendime bir dayanıklılık oyunu haline getirerek, revizyonları yaratıcılığımın sınanması oyunu ile, herkes ile çalışıp kiminle çalışılmayacağını öğrenerek sanırım. Halen öğreniyorum zaten.

Şu anda işler nasıl gidiyor?
Maddi anlamda beklediğimden daha iyi bir yaz geçti ama yaratıcılığın 2000’den beri her sene gerilediğini düşünüyorum. Belki 2012’de değişir. Mayalar öyle buyurmuşlar ya…

Reklam müziği açısından Türkiye’nin dünya piyasasındaki durumunu nasıl görüyorsunuz?
Avrupa’dan çok farklı bir yerde görmüyorum. Bunu hem seyredebildiğim yabancı kanalların yayınlarına göre söylüyorum, hem de beraber çalıştığımız yabancı yönetmenlerin fikirlerine dayanarak. Zaten Jingle Jungle’da ürettiğimiz pek çok reklam müziği yurt dışında da aynen kullanılıyor.

Bizde reklamcılık (ve tabii reklam müziği) sektöründe yaşanan en büyük sorun nedir, nasıl çözülmelidir sizce?
Reklam ve reklamcılığın dişe dokunur senelik ciroları bu sektörün sağlıklı işlediği anlamına gelmiyor. Hala pek çok şey hukuki altyapısız, genel teamüllere göre ilerliyor. Kör topal günü kurtarmaya bakılıyor. Etik değerler henüz oturmadı. Sektör kendi kendini temizleyemiyor. Reklamverenden gelen taleplerin kalitesi oranında vasat yaratıcılıktaki projeler, idealist, işine aşık ekipler olmasa ayakta kalamaz. Seçkinlikten bahsederken mangalda kül bırakmayan ajans yöneticileri müşterilerinden alamadıkları komisyonları iade faturaları, fikir hırsızlıkları, ya da ajans, yapım şirketi, post prodüksiyon üçgeninde taşın suyunu sıkarak hedefe ulaşmaya çalışıyorlar. Her yaratıcı yönetmen, kendisi olmasaydı markasının öleceğine inanmadığında, her yönetmenin yaratıcı ekibin projesi kendisi olmasaydı ne kadar banal olacağı hissiyatından vazgeçtiğinde, her yapımcı az zamanda çok ucuza iş ürettirip bir sonraki işte kapatma vaadinden kurtulduğunda, her reklamveren ajansın her projede kendisini biraz öptüğü paranoyasından kurtulduğunda, her fikir eseri sahibi bir zahmet hakkını açıp okuyup anladığında, onun için savaştığında, Reklamcılar Derneği Kristal Elma adındaki senelik icraatından vakit bulup biraz görevlerini ve kuruluş amacını hatırladığında, birbirimize saygı ve sevgiyi samimiyetle gösterdiğimiz zaman biraz toparlanabilir reklamcılık. Yakın gelecek için bir umut yok gibi.How did you improve yourself about jingles?
By making plenty of mistakes, by watching and listening, by wishing and working a lot, by trying to understand and to explain, by always pursuing new ideas, by criticizing myself as much as I criticize others, by sharing my learning, by working not only for money, and by ambitiously producing without forgetting how and what price I paid to enter this profession. I think, by turning all the negatives as much as possible into an endurance game, by making revisions a litmus test for my creativity, and by learning with whom to work or not to work. I am still learning.

How is everything now?
Summer, in terms of financial earnings was better than I expected, but I think the creativity deteriorated since 2000. Things might change in 2012… Since the Mayans predicted as such…

How do you see the place of Turkey in the world in terms of jingles?
I do not think that it is much different from where Europe is. I tell this in comparison with the foreign channels I can watch and also based on thoughts of foreign directors whom we worked with. In any case, many of the jingles we produce at Jingle-Jungle are used in exactly the same way abroad.

What is the biggest problem we face in the advertising sector (and of course in the jingle sector) and what is the solution?
The worthwhile annual turnover of advertising and advertisement does not mean the sector has a healthy working mechanism. Many things still progress according to customary practices and without a legal infrastructure. They are mechanically trying to save the day. The ethical values have not settled down yet. The industry does not have a self-cleaning ability. Creatively mediocre projects in proportion to quality of demands come from advertisers that would not be able to survive if it was not for idealists and teams that love their job. Advertising agency directors, who love to brag about elitism, are trying to reach goals by issuing return invoices for the commissions they did not receive from clients, by stealing ideas, or by wrestling a living from the soil within the advertising agency, production, and post production triangle. When every creative director stops believing that his brand would die if it was not for him, when every director gives up the sentiment that the project of the creative team would be dull if it is not for him, when every producer stops promising to create an inexpensive job in a short time and plans to make up for the deficit next time, when every advertiser shakes at the paranoia that advertising agencies are sucking them up for each project, when every brain child bothers to read, and understands his rights and fights for it, when the Association of Advertising Agencies takes the time from its annual Crystal Apple award and remembers its tasks and its mission, and when we show respect and sincerity to each other, then the advertising sector might gather strength, but there is no hope for the near future.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com