3 Boyutlu Stereo ve 1000 Volt I

3 Boyutlu görüntü nedir ve nasıl oluşur:
İnsan,sağ ve sol gözlerinin, görüntüyü farklı açılardan algılayarak ayrı ayrı beyne ulaştırması ve beyninde iki gözden gelen bu algıları birleştirerek görüntüye derinlik kazandırmasıyla objelerin birbirlerine olan uzaklıklarını anlar.
İnsan doğuştan üç boyutu görmekte ve içinde yaşamaktadır.
İnsan varoluşunun ilk gününden itibaren, gözün gördüğü gerçekliği taklit etmeye çalışmıştır.iki boyut içerisinde üçüncü boyutu yansıtabilmek için , ışık ve gölge oyunları, komposizyon içerisinde konumlandırma ve ölçeklendirme yöntemleriyle gerekli alan derinliğini sağlamışlardır.

3 Boyutlu resim oluşturma ne zaman başlamıştır, ne şekilde gelişmiştir:
Canlı resimin cam levha veya plaka dan silinmeyecek şekilde sabitlenmesinin 1838 li yıllarda başarılmasıyla fotoğraf tekniği hızla gelişmiştir. Stereoskopinin ilkeleri ilk kez 1832’de İngiliz fizikçi Charles Wheatstone tarafından tanımlandı ve 1838 tarihinde stereoskopi icat edilmiş oldu.

Stereoskopik resimler David Brewster tarafından 1851 Dünya Fuarı’nda sergilenene kadar yaygınlaşmadı.Bu resimleri gösterebilmek için stereoskop denilen ve üzerinde iki mercek bulunan bir düzenek kullanılmaktadır. Her merceğin arkasında bir fotoğraf vardır. Fotoğraflar, insan gözlerinin açıklığına eşit olan 6,5 cm’lik iki kamerayla çekilir. Böylece, her göz, şekli gerçekte göreceği açıdan görür. Mercekler fotoğrafı büyütmede, görüntünün uzak görünmesinde ve gözlerin şekil üstünde tam odaklanmasında kullanılır.

3 Boyutlu görüntünün oluşması ve gösterilmesi ile ilgili prensipler nelerdir?
Yalın bir stereoskop yalnızca bir kişi tarafından kullanılabildiğinden,stereoskopik görüntü elde etmek için başka yöntemler de geliştirilmiştir. Bunlardan biri, her fotoğrafı dar, dik parçalara bölmektir. Parçalar birbirine geçirilerek bağlanır. En Öndeki, görüş çizgisine dik ızgara, gözün, gerçek parçalardan yalnızca birini görmesine olanak verir. Böylece, stereoskopik bir görüntü oluşur. Bu tekniğin geliştirilmiş biçimi, üç boyutlu kartpostalların yapımında kullanılmaktadır. Birden çok noktadan çekilen fotoğraflar iç içe birleştirilir ve baskı, yüzeyi çok sayıda silindir mercek oluşturacak biçimde kabartılmış bir plastik tabakayla kaplanır. Mercekler, herhangi bir yönden bakıldığında, gerçek fotoğraflardan yalnızca birinin görülebileceği biçimde yerleştirilmiştir. Bu yüzden, iki göz. farklı görüntüler görür ve üç boyutlu bir etki yaratılmış olur. Üç boyutlu filmler, aynı şekli çeken eşzamanlı iki kamera tarafından elde edilir. Filmler gösterildiğinde stereoskopi etkisi yaratmak için, aynı ekranı aydınlatan eşzamanlı iki projektörle, her gözün yalnız bir tanesini görmesi için kodlanmış görseller (mavi-kırmızı filtreleme, gri polarize filtreleme gibi) kullanılır.
3D Stereoscopy nin sinema ve Tv deki tarihçesi hakkında kısa bir bilgi verebilimisiniz?
Stereoskopi’nin sinemada kullanımı ve salonlarda seyirciye sunulması 1910’lu senelerde başlamıştır.İki göz için, iki ayrı görüntüyü eş zamanlı ve 2 boyutlu perdede üst üste çakışık olarak göstermek, teknik zorluklar, makinist problemleri, takılan gözlüklerin ve projeksiyon teknik hatalarının seyircileri rahatsız etmesi 2000 li yıllara kadar 3D STEREOSKOPİ’nin yaygınlaşamamasındaki en önemli etkenler olmuştur.
Bu arada çekim tekniğinin zorlukları ve post-prodüksiyon tekniklerinin o dönemler için çok sınırlı olduğunu da unutmamak gerekir.

Filmler içerik olarak başarılı olsalar bile teknik problemler yüzünden başarısız olabilirler.Bu arada tam tersine, filmin içeriği başarısız tekniği mükemmel olsa bile seyirci tarafından başarısız bulunabilir. 2000 li yıllara gelindiğinde teknolojik gelişmeler, 3D stereoskopinin önündeki tüm teknik sıkıntıların aşılmasını sağlamıştır. Dijital teknolojinin, çekim aşamasında stereografi danışmanları tarafından kullanılmasıyla teknik anlamda problemsiz görseller film veya dijital ortamda kaydedilebilir hale gelmiştir.Post-prodüksiyon tekniklerinin dijital ortamda neredeyse sınırsız olanakları, doğru çekilmiş görüntülerin işlenerek doğru stereoskopinin oluşmasındaki ikinci en önemli gelişmedir.Çekim ortamında düzeltilmesi mümkün olmayan görüntüler, uzman stereograflar tarafından belirlenerek (Stereografların post-prodüksiyona mümkün olduğunca az iş bıraktığını unutmamak gerekir) post-prodüksiyon işlemleriyle sonradan da düzeltilmektedir.

Dijital sinemaların çoğalması ve görüntü kalitesindeki gelişmeler de , stereoskopinin gelişmesinin önündeki son engel olan zor projeksiyon problemlerini de ortadan kaldırmıştır.
2010 senesi 3D stereoskopinin hem içerik hem teknolojik anlamda mükemmeli yakaladığı yıldır.Ev kullanıcısından sinema salonlarına internet ortamından cep telefonlarımıza kadar, istediğimiz zaman istediğimiz her ortamda 3D stereoskopik içerikleri doğru ve kaliteli teknolojiyle seyretmekteyiz.
Bugün ki teknolojiyle kullandığımız gözlüklerle iki ayrı resimi mükemmel bir şekilde algılayarak oturduğumuz yerden derinlik duygusunu hissetmekteyiz. Stereoskopinin gelişen teknolojiyle aşmaya çalıştığı tek konu, özel gözlükleri kullanmadan çıplak gözle derinlik etkisini oluşturmak.

Bunun gelişmesini beklerken bizlere düşen en önemli vazife, mevcut teknolojik imkanları doğru kullanarak, seyircinin göz konforunu rahatsız etmeyecek içerikler hazırlamaktır.Avatar sinema filmi 2 saat gibi bir sure boyunca bunu sağlayabilen ve insanların oturdukları koltuklarında rahatsız olmadan hikayesini anlatmayı başarabilmiş en doğru örnektir.

Son söz olarak 1000 Volt’un 3D Stereo konusuna yaklaşımını aktarırmısınız?
Bize düşen vazife; sinema perdesini, televizyon ekranını ve diğer sunum teknolojilerini filmler ve içeriklerle beslemektir.
Ve bütün bunları yaparken; seyircinin göz konforunun en önemli unsur olduğunu unutmamak.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com