İlk olarak “Ants/Karıncalar”da çalıştı. Ekibinde yer aldığı “Shrek”, “Kayıp Balık Nemo/Finding Nemo” ve The Incredibles filmleri Animasyon Filmi Oscar’larına sahip. Cars filmindeki görsel efekt çalışmaları, animasyon filmlerinin Oscar’ı sayılan Annie Awards’da “Görsel Efekt Dalında Üstün Kişisel Başarı Ödülüne” aday gösterildi… Pixar’dan ayrılıp Türkiye’ye döndükten sonra “The Bakery Animation”, “Cave VFX”te çalışan Erdem Taylan, “Camp Görsel Efekt ve Animasyon Okulu”nun da sahibi aynı zamanda.
“Ants” filminin hangi aşamasında siz dahil oldunuz?
Henüz prodüksiyona başlamamıştı. Pre prodüksiyon yapılmıştı. Hikayesi falan hazırdı. Karakter tasarımları belirli bir yere getirilmişti. Ben gider gitmez hemen hemen eş zamanlı olarak başladık.
“Ants” gibi bir filmin yapım süreci 4-5 sene arasında değişiyor bildiğim kadarıyla. O zaman bir filmin vizyona çıkmadan önceki sürecini de seviyor olmalısınız…
Bir film demek görsel efekt sanatçısı için en az iki yıl demek. Bizim alanda yani üç boyutlu animasyon filmlerinde öyle. Bütün o süreçte müthiş şeyler yapıyorsunuz ama kimseyle paylaşamıyorsunuz. Bir karakteri arkadaşınıza bile gösteremiyorsunuz. Profesyonel olarak en çok dikkat etmemiz gereken kurallardan birisi gizlilik. Ve sona yaklaştığınızda çok sabırsızlanıyorsunuz.. Pixar’da çok güzel bir gala gecesi yapılıyor. Film vizyona çıkmadan yaklaşık bir ay önce yapılıyor bu gala. Üç dört bin kişi geliyor. Tüm ekip olarak herkesin bir tarafına dokunduğu filmi izlemek güzel bir his. Filmin başlangıcından sonuna kadar olan süreç çok çok ağır bir süreç aslında. Zor kararlar almak gerekiyor. Bazen çok sevdiğiniz bir şeyi tamamen atmanız gerekiyor. Mesela “Ants”de uzun bir süre üzerinde çalıştığımız sahneler grubu vardı. Filmde bir anlamı olmadığını düşündük ve çıkardık. Üç aylık emek gitti. Yapacak bir şey yoktu. Önemli olan filmin başarısıydı. Sonunda piyasaya çıktığı zaman ‘bakın iki yıldır ben mağaramda bunu yapıyordum’ demenin bir rahatlığı var. Hele başarılı olursa, o daha da güzel parçası bu işin…
Amerika faslını kapatmadan önce orayla ilgili böyle spektaküler, unutulmaz bulduğunuz bir şey var mı?
“Ants” ı ilk kez seyretmek üzere bir gün sinema kiralandı. Gittik ekip olarak izledik. Çok hoşumuza gitti. Dreamworks’ün patronu da ordaydı. Kalktı filmden sonra yorumlar yaptı. Derken ‘sen ne düşünüyorsun Steven’ dedi. Steven Spielberg yerinden kalktı filmle ilgili açıkça fikirlerini söyledi. Beğenmediği tarafları da söyledi. Onun orada olduğunu hiçbirimiz bilmiyorduk. Büyük heyecan duydum. O anda anladım ki orası Hollywood ama bu bir iş. Spielberg de bir ‘celebrity” değil, sizin de dahil olduğunuz endüstrinin bir parçası… “Cars” filminde de ilginç bir şey oldu. O film için yaptığım efektlerle animasyon filmlerinin oscarı gibi olan “anys”e aday gösterildim. Los Angeles’a gittik. Büyük bir tören oldu. Ödülü başka birisi aldı ama benim için çok önemli bir şeydi. Pixar’ın içinde yapılan ön elemeyle benim seçilmem çok önemliydi. Kazansaydım daha iyi olurdu. Tam oradan ayrılma aşamasındaydım ve güzel bir anı oldu…
Türkiye’ye neden döndünüz?
Sebeplerden biri tek bir filmde çalışma süresinin çok artmış olması, annemin rahasızlığı ve gelen bir iş teklifi diyebilirim. 2006’da döndüm. Kalsaydım yine bir dört yıl bir filmde çalışacaktım, görsel efekt süpervizörü olacaktım ve saire. Biraz daha kalsaydım Türkiye’ye dönmek olanaksız olur gibi geldi bana. Bir de gelen teklifi değerlendirmek, burayı denemek istedim. Memnunum açıkçası. Ben burayı daha çok seviyorum ama işte orada da yaptığınız iş tüm dünyada izleniyor. İnşallah burada da dünyada izlenecek şeyler yaparız…
Sizin müşterileriniz ajanslar mı?
Ajanslarla da çalışıyorum. Camp var bir de Cave diye bir prodüksiyon firmam var. Şu anda Cave içinde birkaç proje geliştiriyoruz. Reklamcılarla şöyle bir problemimiz oluyor; ya hiç zamanları olmuyor ya da paraları. Ben de diyorum ki inşallah bunların ikisi bir arada olur ve kaliteli şeyler yaparız. Yoksa ben kendime ait bir projeyi geliştirmeyi tercih ediyorum…
Ne gibi mesela?
Üç boyutlu animasyon projeleri var. Kısa filmler yapıyoruz mesela. Hatta şu anda bir kısa film üzerinde çalışıyoruz. Bir tane uzun metrajlı filmimiz var; ona başlayacağız haziranın sonunda. AROG gibi üzerinde çalışmaktan zevk alacağım güzel bir proje gelirse, yine zevkle yaparım. AROG’un görsel efekt bütçesi gayet iyiydi. Öyle filmler olması lazım…
CAMP GÖRSEL EFEKT
VE ANİMASYON OKULUNA
KİMLER GİDİYOR?
Buradaki öğrenciler kimler?
Hepsinin kökeni farklı. Açık lisede okuyan da var, piyasada ürettiği işten hoşnut olmayıp bana gelip, daha üst bir işi öğrenmek isteyen de. İsminizi duyup geldik diyen de var. Çok istekliler ve çok iyi öğreniyorlar. Stajyer olarak yanıma aldıklarım 4 aydır bende çalışıyorlar ve de hızları çok arttı. Direkt üniversiteden mezun olan, bu bölüme çok ilgi duymasına rağmen, eğitim alamayan bir sürü öğerencim de var. 1000 Volt junior bütün adamlarını bana yolladı. Hepsi şu anda bende eğitim görüyor. Neden? Çünkü firma sahibi yaptığı işin kalitesini artırmak istiyor.Aslında bu iş yaşla falan çok alakalı da değil. Belirli bir teknik alt yapının olması yararlı ama en önemlisi istek. Beni bulmaları bile bir araştırma yapmış olduklarını gösteriyor. Etrafta reklam falan vermiyorum çünkü…
Kaç öğrenciniz var?
Burada dönem başına yaklaşık 25 öğrencim oluyor. Değişik sınıflar var. Bu dönem 3. dönemim. Hedeflediğimden hızlı büyüdü burası. Bu da çok hoşuma gitti. Yeni bir ders daha daha açacağız önümüzdeki dönem. Ondan sonraki dönem bir ders daha gibi. Yavaş yavaş programı oluşturuyorum… Buranın 2 yıllık bir okul olmasını istiyorum. Öğrenci gelsin, burada okusun ve iki yılın sonunda bir artist olarak buradan çıksın. Sonra ister burada çalışır, ister başka bir yerde. Hedefim her dönem öğrenci sayısının artması. Derslerin çoğunu ben veriyordum. Artık başka arkadaşlarımla birlikte veriyoruz… Burası disiplinle ilgili olan problemleri aşmak için kuruldu biraz da. Günü kurtarmak değil, kaliteyi yüksek tutarak çalışmak. Bunu aşılıyoruz. Bana öğrencilerin aileleri gelip soruyorlar, bu işin geleceği var mı diye; var, hem de çok var. Onun için bu işe devlet de yatırım yapmalı. Çok geçerli bir meslek olacak. On sene sonra inşallah her taraf 3D olur, ben de başka bir şey yapıyor olurum o zaman…
Share on Tumblr
No related posts.
|