“Bir Zamanlar Anadolu’da” en yüksek bütçeli filmimiz”

ZEYNEBIM_CANNES

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivalinde Jüri Büyük Ödülünü alan son filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ New York Film Festivalinde gösterildi. Bu yılın Oscar ödüllerine ”En İyi Yabancı Film” kategorisinde aday adayı da olan ”Bir Zamanlar Anadolu’nın yapımcısı, Avrupa Film Akademisi Eurimages Ödülü’ sahibi Zeynep Öbatur ile 1000 Volt’ta post aşamasında yaptığımız röportajı yayınlıyoruz:

Başarınızın sihri ve formülü nedir diye sorsak?

Avrupa Film Akademisi-Eurimages, ödülü verme gerekçeleri olarak; düzenlenen törende “uluslararası yapımlarda ortaklarıyla özenli, disiplinli, uyumlu çalışması ve yüksek standartta işlerin üretilmesindeki yapıcı fonksiyonları” diye nitelendirdi. Bu benim için çok büyük bir onur. Çünkü işime çok özen gösteren birisiyim. 11 yıl önce Eurimages, benim de bulunduğum bir toplantıda Türkler ile çalışmanın zorluğundan söz ediyordu. O zaman çok üzülmüştüm. Şimdi bu ödülü almak daha da anlam kazandı. Ancak şunu belirtmeliyim ki, bu ödülün bana gelmesinin en büyük nedeni Nuri Bilge Ceylan ile üç film gerçekleştirmiş olmam. Bu önemli faktörlerden biridir.

İyi bir yapımcının sahip olması gereken “enstrümanları” neler sizce?

Hedefler koyup, bu hedeflere ulaşmak için strateji geliştirebilme özelliği gerekiyor. Bunun yanı sıra organizasyon yeteneğinin olması gerekiyor. Projenin potansiyelini anlayabilme yeteneği, değişimlere uyum gösterebilmesi ve bunu uygulayabilmesi gerekiyor. Ve de en önemlisi işini çok sevmesi gerekiyor.

Türk sinemasını dünya sinemasıyla daha fazla yakınlaştıracak unsurlar neler?

Bence her dönem yaratıcılık en önemli unsur olmuştur.

Bütün bu filmlerle ilgili bilmediğimiz özel kamera arkası anılarınız vardır mutlaka. Unutamayacağınız neler var, paylaşabilir misiniz?

Çok fazla anım var… İklimler filminde yaklaşık 4 hafta kar yağmasını bekleme sürecimiz, benim için önemli bir anıdır. 2005 Şubat ayında Ağrı’da her gün uyanıp kar bekledik ve sonunda kar olan bir yere gitmeye karar verdik. Bize Erzurum yakınlarında Karlıova’da 11 ay kar olduğunu söylediler. Biz de gittik fakat sabah uyandık ki, yağmur yağmış ve kar filan kalmamış… Hızla ekip aracına binip, kar olacak başka bir yere yol aldık. Sonunda yine Erzurum’un ‘Çat’ kazasında kar bulduk… O yolculuk çok ilginç bir maceraydı.

Yapım aşamasında olan Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminden biraz bahseder misiniz?

En yüksek bütçeli filmimiz… Geçtiğimiz kış çekimleri tamamlandı. Benim için çok farklı bir çalışma oldu. Bugüne kadar yaptığım prodüksiyonların en kapsamlısı olduğunu söyleyebilirim. Çok kalabalık bir ekiple, büyük bir prodüksiyon yaptık.

Nuri Bilge Ceylan’ın yapımcılığını üstlendiğiniz üçüncü filmi. Onun filmleriyle kurduğunuz bağ nedir?

Ben, Nuri Bilge Ceylan ile çalışmaya başlamadan önce de, Nuri Bilge Ceylan sinemasını çok severek takip ediyordum. Hatta ‘Mayıs Sıkıntısı’ filminin Berlin Film Festivali gösteriminde ve ‘Uzak filmi’nin Cannes Film Festivali’ndeki gala gösterimlerinde bulunmuş, filmlere gösterilen ilgiyi görmüştüm. Daha sonrasında birlikte çalışmaya başladık ve üç film gerçekleştirdik. Nuri Bilge Ceylan’ın filmleriyle seyirci olarak bağımla, yapımcı olarak bağım biribirinden farklı… Seyirci olarak, beni insan ruhunun gölgeleriyle ve yaşamdaki önemli ayrıntılarla yüzleştiren ve bunun görsel boyutuyla da çok etkileyen bir yönetmen…Ama bu filmlerin yapımcısı olarak, yani mesleki olarak daha farklı bir bağım var. Her proje, kendi içinde yeni bir maceralı yolculuk… Her filmin dinamikleri, yapılandırılması, organizayonu farklı. İşte benim bir filmi yaparken enerjimi aldığım şey, hiçbir çalışmanın bir öncekiyle aynı olmaması…Ben monotonluğu seven birisi değilim, araştırmayı, öğrenmeyi, keşfetmeyi ve gelişmeyi seven bir tarafım var. Mesleğim ile kurduğum bu bağlar, bu filmleri gerçekleştirirken güçleniyor.

Yeni fikirler, yeni projeler var mı?

Öncelikli olarak, “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminin uluslararası tanıtım ve pazarlaması var… Filmi yapıp tamamladıktan sonra bu farklı bir süreç… Ciddi bir zaman ve konsantrasyon istiyor. Ve film yapmaktan daha farklı bir çalışma… Dolayısıyla, şimdi o sürece gireceğim.Yeni bir fikir var: Yapım Laboratuvarı adını verdiğim, yapımcılık atölyelerinde üretime dönük bir çalışma başlatacağım önümüzdeki yıl… Galiba şu aralar beni en çok heyecanlandıran yeni projem bu…

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com