Haftanın yönetmenleri: Mr Kaplin ve Airside Nippon

ROB

Shots ve Creative Review’nun övgüyle bahsettiği Mr Kaplin‘den Robert Glassford & Daniel Zucco ve Airside Nippon‘dan Henki, Frank Eddie’nin yeni parçası “Let Me Be The One You Call On” için hazırladıkları müzik videosu için bir araya geldiler. Bu birliktelik, ortak projeler ve genel anlamda filmcilik ve yönetmenlik ile ilgili sorularımızı birlikte yanıtladılar.

Bize biraz Mr Kaplin ve Airside’dan bahseder misiniz? Bu isimlerin arkasındaki isimler kimler?

MK: Geçen sene Ocak ayında lanse ettiğimiz bir ortaklık Mr Kaplin. Burada önceliğimizi yönetmenlik, animasyon ve motion design’a vererek, hareket eden ve titreyen bütün her şeye duyduğumuz sevgi ikiye katlandı…

Bu ortaklığa başladığımızdan beri uluslararası müşterilerden oluşan bir networke sahibiz ve büyük sanatçılarla çalışma şansımız oldu. Örneğin Toob, Chinza Dopeness ve “Lets get it started” videosunu bizim yönettiğimiz ve daha yeni  Melbourne Design Awards’da en iyi motion ödülünü getiren, Promo News gibi sitelerde öne çıkan, aynı zamanda ulusal ve uluslararası müzik kanallarında yayınlanan Paris Wells’e yaptığımız çalışma.

AN: Airside, 1998’de Alex MacLean, Fred Dekin (aynı zamanda Lemon Jelly’nin diğer yarısı) ve Nat Hunter tarafından Londra’da kurulan, dijital ve interaktif medya, branding, animasyon, grafik tasarım, illüstrasyon ve hareketli görüntü alanlarına ağırlık veren bir kreatif ajans. Airside’ın kendine has duruşu, D&AD, Bafta ve Design Week gibi pek çok ödülü de beraberinde getirdi. Airside Nippon ise birkaç ay önce resmi olarak açtığımız Tokyo’daki ofisimiz. Orası da yaratıcılığa olan aşkımızı uzak doğuya taşıma isteğinden doğdu diyebiliriz.

Mr Eddie için yaptığınız filmde neden/nasıl esinlendiniz?

MK: Action Aid Australia için karakter ağırlıklı bir reklam filmini yeni bitirmiştik. Ve gerçekten yine böyle, işin içinde bir karakter tasarımının olduğu birşeylerle devam edelim istiyorduk. Karakter animasyonlarımızdan giderek büyük zevk aldığımız için bu teklif geldiğinde Airside Nippon ve Fred Deakin (Aka Lemon Jelly) ile işbirliği yapma fırsatımız oldu. Karakter yaratma hünerlerimizi birleştirmek için iyi bir proje olacağını düşündük. Frank Eddie’nin “Let Me Be The One You Call On”u için gelen kreatif brief çok basitti; kendine özgü, renkli ve oyuncu  bir şeyler yaratacaktık. Brief oldukça yoruma açıktı.

AN: İşlerin nasıl geliştiğini görmek çok eğlenceli. Mr Kaplin ile daha önce de değişik müşteri işlerinde birlikte çalışmıştık. Bir gün Rob ile birlikte oturup ortaklaşa ve kendine özgü bir proje yapmaktan söz ederken Fred yeni müziğinden bir sample gönderdi. Hemen bunun üzerine yeni parçalarından herhangi biri için promo yapıp yapmayacağımızı sordu…

Bu filmi yaparken en çok neden keyif aldığınız? Belirli bir konu var mıydı bağlı kaldığınız?

MK: En çok zevk aldığımız tarafı genel anlamda kreatif süreçti bence. Mr Kaplin’in dışında birileriyle ortaklaşa yapılmasına rağmen keyifliydi. Ortak iş yapmaya seviyoruz ve daha çok yapmak istiyoruz.. Dışarıda bir yerlerde birlikte çalışmak isteyeceğimiz o kadar çok sanatçı, müzisyen, tasarımcı, filmci var ki. Yeni proje fikirleriyle gelen insanları dinlemeyi ve ortak iş yapmayı seviyoruz dediğim gibi.

Frank Eddie’nin videosunda ilk başta boy-band’ler, dans eden robotlar, şarkı söyleyen binalar gibi fikirler arasında dolaştıktan sonra parçanın kendisi gibi akıcı bir şeyler olmasına karar verdik. Aslında parçanın ismi fikrin başlangıç noktası oldu. Farklı ilişki biçimleri arasından anne ve çocuk ilişkisine karar verdik.

Mr Kaplin ve Airside Nippon olarak annelik, doğum, embriyo vb. konularını tartıştıktan sonra Osmosis sürecinin, su moleküllerinin hareketlerinin soyut bir görselliğe dönüşmesi fikrini geliştirdik. Proje suyun içinde geçen, renkli karakterlerin anneye benzer karakterlere doğru kendi yollarını bulmalarını anlatan bir seyahata dönüştü. Airside Nippon’nun devreye girdiği noktada, başlangıçta daha koyu olan film, daha oyuncu ve renkli bir hal kazandı.

Bugüne kadar yaptığınız filmlerin stillerini tarif edecek olsaydınız…

MK: Emin değiliz; farklı stillerden hoşlanıyoruz ama belki koyu, eğlenceli ve dolambaçlı diyebiliriz. İşlerimizin çoğu farklı şehir ve kıtalarda olduğumuz için animasyona yönelik işler ve ortaklığımızı skype üzerinden yürütüyoruz. Robert yeni senede Londra’ya taşınıyor. Böylece daha fazla “live action” ve “mixed media” işleri yapacağız. İşte o zaman kendi stilimiz daha belirginleşecek.

AN: Bence angaje ve eğlenceli.

Yönetmen olmanın en çok nesini seviyorsunuz?

MK: Kesinlikle projenin geldiği ve fikrin nasıl gerçekleşeceği fikirlerinin ortaya çıktığı o ilk anlar. Herhagi bir projenin en heyecanlı kısmı bu; ondan sonrası artık kreatif bir iş. Kreatif endüstrinin bir parçası olduğumuz için çok şanslı ve ayrıcalıklı olduğumuzu düşünüyorum. İkincisi ne diye soracak olursanız, projeyi bitirdiğinizde gelen tepkiler diyebilirim; o da çok heyecanlı.

AN: Amacımız izleyeni memnun etmek.

Sizce müzik videolorı yapmak ya da reklam çekmek uzun metraj çekmenin alıştırmaları/kilometre taşı mı?

MK: Film yapmanın farklı bir disipliniyle iştigal ettiğimiz için kilometre taşı diyemem ve asla küçümsemem de. Ama uzun metraj da ilgi alanımız içinde. Farklı aşamalarda olan farklı projelerin yapımıyla uğraşıyoruz ve umudumuz ileride bunlar için bütçelerin de olması. Sürekli senaryolar yazıyoruz ve her gün yeni fikirler çıkıyor ortaya; Robert kısa filmleriyle pek çok ödül aldı (BAFTA ve 4 Talent Award). Sürekli “challenge” peşindeyiz ve evet, nihayi hedef her şeye kadir olan uzun metraj denebilir.

AN: Airside Nippon multi-disipliner bir setup ve dolayısıyla odak naktamız yalnızca hareketli görüntü değil. Hedefimiz uzun metraj da değil ama böyle bir proje gelirse de hayır diyeceğimizi sanmıyorum.

Kahramanlarınız kimler? Ya da çok sıkı takip ettikleriniz?

MK: O kadar çok ki ama birkaçını sıralayacak olursak; David Bowie, Quentin Tarantino, Kieren Hedben, Dr Seuss, David Lynch, The Beatles, Martin Scorsese, William Shakespeare, Terrence Malick, Radio Head, Hayao Miyazaki, Elvis Presley, Paul Thomas Anderson, Alexander Payne, Gaspar Noé, Frank Sinatra, David Fincher, Buck 65, Takashi Miike, Beck, Bob Dylan, Micheal Gondry, Clint Mansell, Spike Jonze, Charlie Chaplin, Hitchcock, Jean-Luc Godard, Mark Romanek, Hendrix, (Early) Francis Ford Coppola, Ryan Larkin, Henri Cartier – Bresson; o kadar çok ki gerçekten ama inovatif, kreatif, ileri görüşlü ve daha iyisini kovalayan herkes diyebilirim.

AN: Raymond Savignac, Dick Bruna Studio 4°C ve Quebec’li muhtelif klasik İsviçreli tasarımcılar.

En çok takip ettiğiniz web siteleri?

MK: Bir iş gününün çoğunu bilgisayar önünde geçiriyoruz ve motion graphics, comedy, animation, film, müzik, yenilikler, sanat ve fotoğraf ile ilgili pek çok şeye bakıyoruz. Aynı zamanda kendi facebook sayfamız üzerinden de sosyal paylaşımlarımız oluyor. Sayfamıza üye olan “cool” arkadaşlarımız var onların da işlerine bakmanızı öneririm.

AN: En çok google.com’u kullanıyorum.

En çok kimleri dinliyorsunuz?

MK: Farklı müzikler dinliyoruz, seçmesi çok zor. Ama severek dinlediğimiz ve birlikte çalışmaktan zevk alacağımız isimler şöyle; Buck 65, Kieran Hebden, Beck, Edit, Caribou, Hecq, Mount Kimbie, Beirut, The Books & El Guincho.

AN: Son zamanlarda çok fazla soundtrack dinliyorum; ayrıca dubstep ve hiç de sağlıklı olmayan boyutta Kpop.

Şimdilerde üzerinde çalıştığınız projeler nedir?

MK: Birkaç müzik videosu ve animasyonlu TV reklam filmini tamamlandırma noktasındayız. Ayrıca birkaç müşteri için kurumsal ve animasyon işiyle uğraşıyoruz. Aynı zamanda herkesin beraberinde yürüttüğü kişisel çalışmaları var farklı aşamalarda olan. Londralı sanatçı “Toob”un müzik videosu var bir yandan. Bu işi boş zamanlarımızda yapıyoruz çünkü ticari işler daha ön planda gidiyor. Umarız önümüzdeki ay biter. Animasyonlu bir kısa film projesi var, “What A Waste Of Pete” isminde. Lokal bir bar müdaviminin gelecekten bir metal para bulmasını anlatan bir film bu. Pre prodüksiyonuna yeni yılda başlamayı umuyoruz. Birçok iş yıl sonuna kadar bitmiş olacak. İkimiz de Londra’da olacağımız için 2012’de yeni müşteriler bulmak için çalışacağız.

AN: Japon pazarı için orijinal karakterler, animasyon, ses tasarımı ve interaktif storytelling dahil edeceğimiz dijital içerikler hazırlıyoruz..(foto: Dan/Henki/Rob)

www.mrkaplin.com

www.airside.jp

http://londonviatokyo.tumblr.com/

“Best Motion” Melbourne Design Awards 2011

“Let’s Get It Started” müzik video

Frank Eddie: Let Me Be The One You Call On from Mr. Kaplin on Vimeo.

Praised by Shots and Creative Review, Robert Glassford and Daniel Zucco from Mr. Kaplin, and Henki from Airside Nippon come together for the music video they prepared for the new song of Frank Eddie, “Let Me Be the One You Call On”. They answered our questions about this collaboration, joint projects, film making, and directing.

Could you please tell us a bit of Airside and Mr. Kaplin? Who are the names behind?

MK: Mr. Kaplin is a creative partnership we launched in January of this year. Primarily focusing on directing, animation & motion design, we paired up over our love for all things that flicker and move. The name Mr. Kaplin we came up with back in January, when we were sitting around talking about putting this little duo together and the projects we wanted to work on. While talking we happened to have North by NorthWest playing in the background and the character George Kaplans name kept popping up, so it just kind of stuck. We didn’t however have the nerve to compare ourselves to Hitchcock, so changed the “A” for and “I”. We will have to work a bit harder for that “A”.

Since we started the partnership we have been establishing a network of clients internationally and have had the honor of working with some great artists such as Toob, Chinza Dopeness, and Paris Wells, whose video “Lets Get It Started” (which we directed) recently won the Melbourne Design Awards for best motion and has been featured on such sites as Promo News,  WWW.PROMONEWS.TV as well as screened nationally and internationally on a variety of music channels.

AN: Airside started in London, founded in 1998 by Alex Maclean, Fred Deakin (also one half of Lemon Jelly), and Nat Hunter. Airside is a creative agency working across all media, specializing in digital and interactive, branding, animation, graphic design, illustration, and moving image. Airside’s unique approach has won many awards including D&AD, Bafta, and Design Week. Airside Nippon is a branch office based in Tokyo, Japan – we officially set up a few months ago with the aim to spread our creative love in the Far East.

The debut release from the mysterious Mr Eddie, what inspired you to make the film?

MK: We had just finished a character driven commercial for Action Aid Australia and really wanted to follow that up with another character piece. Our character animation is something we are really starting to enjoy, so when we were offered the video, we jumped at the opportunity to collaborate with Airside Nippon and Fred Deakin (Aka Lemon Jelly), and thought it would be a good project to develop our character skills further. The creative brief for Frank Eddies “Let Me Be The One You Call On” was a simply one, make something unique, colorful, and playful. Basically the brief was pretty open to interpretation.

AN: It’s funny how things turn out. We’ve already worked with Mr. Kaplin on several client projects together. One day Rob and I, we were chatting about doing a collaborative, self initiated project. Around the same time Fred was sending his new music he was making for me to sample. Fred followed up by asking if we’d be interested in making promo for one of his new tracks. Be careful what you wish for!

What have you enjoyed most about directing that film? Any themes you’ve tried to stick to in particular?

MK: I think what we enjoyed most about directing this film was the creative process in general, also the fact that it was a collaboration with someone outside of Mr. Kaplin, we love collaborating and want to do a lot more of it. There are so many people out there we want to work with, musicians, artists, designers, and filmmakers. We always love to hear from people about any project ideas they have to collaborate on.

With the Frank Eddie video, originally floating around were ideas and themes of boy-bands, dancing robots, and singing buildings but in the end we decided as a result of the sonar like sounds within track that we wanted something slightly aquatic. The real starting point for the idea came from the title of the track “Let Me Be the One You Call”. We looked at the different types of relationships and in the end we decided that for us, the title reflected the maternal relationship between a mother and child, and it grew from there.

As a group (Mr. Kaplin & Airside Nippon) we discussed motherhood, birth, embryos and etc., which later developed into this abstract visualization of the Osmosis process, the movement of water molecules through membrane. So the project became, an aquatic journey of colorful characters finding their way to the mother like character. At first the idea was visually a lot darker but became more playful as Airside Nippon started to sketch out some designs for the internal membranes and the characters, and we went from there.

How would you describe the style of the films you did so far?

MK: We are not sure that we would, our at least we try not to. We like a lot of different styles and have a lot of different projects planned that all have very different styles, so we would like to keep our options open, but maybe dark, fun and quirky. The majority of our work at the moment is animated due to the fact that we are in different cities on different continents (London & Tokyo), so we are restricted to working together over Skype. Robert is moving to London in the new year, so we will be able to start doing a lot more live action and mixed media work, maybe then our style will become more obvious to us.

AN: Engaging by entertaining.

What’s your favorite thing about being a director?

MK: Our favorite thing about directing is definitely the very beginning of any project, its coming up with the idea and getting excited about how we might go about realizing that idea. This is the really exciting part about any project, once that is out the way, although still creative it really becomes a job after that. I think in general we feel very lucky and privileged to be doing what we do, it is such a creative industry to be part of. If we had the option of a second favorite thing, it would be the reaction the projects get when we are finished, that’s very exciting also.

AN: Our aim is to please the viewer.

Are music/commercial films stepping stone to feature films?

MK: We wouldn’t say a stepping stone as such, for what we do is a very different discipline from directing feature films, and the work that goes into making a feature should never be under estimated, but yes its something that we are interested in. We have a number of projects at different stages of production that we hope to take further, funding etc. We write scripts and come up with ideas daily, and Robert has already won a number of awards for his short films including a BAFTA, and the 4 Talent Award for best fiction director back in the UK, so we are always challenging ourselves to push that little bit further so yes, the end goal is the almighty feature.

AN: Airside Nippon is a multi-discipline setup, so our focus isn’t purely on moving image, we don’t have a goal to do a feature but wouldn’t say no if something came up.

Your heroes? Anyone you’re following closely at the moment?

MK: So many to choose from but to name a few… David Bowie, Quentin Tarantino, Kieren Hedben, Dr. Seuss, David Lynch, The Beatles, Martin Scorsese, William Shakespeare, Terrence Malick, Radio Head, Hayao Miyazaki, Elvis Presley, Paul Thomas Anderson, Alexander Payne, Gaspar Noé, Frank Sinatra, David Fincher, Buck 65, Takashi Miike, Beck, Bob Dylan, Micheal Gondry, Clint Mansell, Spike Jonze, Charlie Chaplin, Hitchcock, Jean-Luc Godard, Mark Romanek, Hendrix, (Early) Francis Ford Coppola, Ryan Larkin, Henri Cartier – Bresson, there really are to many people, so lets just say anyone who is innovative, creative, forward thinking and in pursuit of change for the better.

AN: Raymond Savignac, Dick Bruna Studio 4°C, and various classic Swiss designers from Quebec.

Favorite web sites?

MK: At the moment we spend a lot of our working day at the computer, so we pretty much hit up every site that involves motion graphics, comedy, animation, film, music, news, art, and photography on a weekly if not daily basis, and of course we do our fair share of social networking. You can check out our Facebook page at https://www.facebook.com/pages/Mr-Kaplin/141330319256620, we also have some cool friends on there with great work, check them out too.

AN: Google.com, use this a lot.

Favorite music/musicians you listen to?

MK: We listen to a lot of different music so it’s quite hard to choose, our styles between us vary a lot too… But the some of the artists we listen too and would love the opportunity to work with one day are Buck 65, Kieran Hebden, Beck, Edit, Caribou, Hecq, Mount Kimbie, Beirut, and The Books & El Guincho.

AN: I am currently listening to a lot of film soundtracks, dubstep, and an unhealthy amount of Kpop.

What are you working on now?

MK: We have been doing a lot of pitching recently, on a few music videos and animated TV commercials, so are waiting to see how we go with them. We are also finishing off some small institutional work and some title animations for a few clients. We have a number of our own personal projects at different stages of production as well. We have also been working on a Music Video for London based artist “Toob” in our spare time. The project has taken a while due to us working on paid projects, but it should hopefully be out in the next month. We are also working on an animated short called “What a Waste of Pete”. Its a story about a local pub patriot who finds a coin from the future in his change and goes on an adventure to find out where it came from, We hope to start preproduction on it in the new year. A lot of time running up to the end of the year is going to focus on finding new clients we can work with in 2012, and possible representation once we are both in London.

AN: We are creating digital content involving original characters, animation, sound design, and interactive storytelling for the Japanese market.

www.mrkaplin.com

http://www.airside.jp

http://londonviatokyo.tumblr.com/

“Best Motion” Melbourne Design Awards 2011

“Let’s Get It Started” müzik video

 

 

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com