“İstanbul’u bilmiyorum, Berlin’e aşığım”

ali kepenek

Ali Kepenek Almanya’nın gözde fotoğrafçılarından. Her ne kadar Berlin, Londra arasında gidip gelse de, büyüyüp yetiştiği Berlin onun kalbinin attığı yegane yer. Kepenek şimdilerde iki ayrı sergiyle gündemde. Biri İstanbul’da 26 Kasım’a kadar süren, MSGSÜ Tophane- i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki, 19 sanatçının eserlerinin yer aldığı “Fiktion Okzident” sergisi, diğeri ise Berlin’de Duve Berlin sanat galerisinde açılan “Ali Kepenek/Max Snow – Lock, Stock and Tearprops” isimli sergisi. Ali Kepenek Cut Magazine için sorularımızı yanıtladı.

Şu an iki ayrı sergiyle gündemdesiniz, biraz bahseder misiniz?

Duve’de çeşitli fotoğraflarım yer alıyor. İstanbul’dakinde ise tek bir çalışmam yer alıyor. Üzerinde beş ay çalıştığım bu fotoğraf 7,2 metreye 3 metre büyüklüğünde…

Duve Berlin’deki sergi Max Snow ile birlikte ortak serginiz. Neler söylemek istersiniz? İzlenimlerinizi anlatabilir misiniz?

Rahatlamış ve enerjimi sonuna kadar kullanmış hissediyorum. Son beş ay boyunca her iki sergi için de çok çalıştım ama hemen yeni projelere koyuldum.

“Lock, Stock and Teardrops”a dair hem içerik olarak hem de fikir olarak ne anlatabilirsiniz?

Orada soyut anlamda acı söz konusu. Sosyal olanla (Riots in London) kişisel deneyimlerin iç içe geçtiği fotoğraflar. Yani “riots meets my own life”.

Peki “Fiktion Okzident”e gelelim; orada sanatçıların Türk-Alman ortak kültür tarihinin işlerine yansımalarını görüyoruz. Bu projenin ortaya çıkış sebebi Türkiye Almanya arasındaki işçi anlaşmasının 50. yılı olmasıydı. Sizin katılımınızla ilgili neler anlatabilirsiniz?

Klişe bir şeyler anlatmak istemedim. Ben Berlin’de büyümüş biriyim ve de Londra’da yaşıyorum. Beni yalnızca kendi hikayem ilgilendirdi bu anlamda ki pek çok insan için de tipik sayılabilecek bir hikaye.

Bu yıldönümünün sizin için özel bir anlamı var mı peki?

O tarih olmasaydı, bu söyleşi de olmazdı. Bence önemine siz karar verin..

Daha çok ne tür fotoğraf çekmeyi seviyorsunuz? Moda mı, sanat mı..?

Hiçbir ayırım yapmıyorum; fotoğraf çekmeyi seviyorum…

En yücelttiğiniz fotoğrafçılar kimler?

Cindy Sherman, Nan Goldin… Helmut Newton… Herbert List…

Fotoğrafçılığınız kimin ve neyin etkisinde sizce?

Politika, müzik, moda…

Neden ünlü portreleri diye sormak istiyorum; bir de hangi sanatsal ve estetik dürtülerin peşinde gidiyorsunuz?

Ben yalnızca ünlü portreleri çekmiyorum ki; yalnızca ünlü portereleri çekseydim çok sıkılırdım. Her gün ve her gece şarap içer misiniz; ben içmem…

İyi bir portre nasıl oluyor sizce?

Bana dokunduğu zaman.

En sevdiğiniz fotoğraf var mı?

Hayır…

Daha çok, sevdiğiniz ve hayranlık duyduğunuz insanları mı çekmeyi seviyorsunuz?

Fotoğraflarını çektiğim herkese karşı eşit derecede saygı duyuyorum.

Fotoğraflarınızda tam olarak neyi yakalamak istiyorsunuz?

Anı yakalamak.

İyi fotoğrafın anahtarı nedir dersiniz?

Detaya duyulan sevgi…

Fotoğraftan daha kudretli ne var sizce?

Hiçbir fikrim yok, siz söyleyin…

Hangi blog/dergi/internet sitesi takibinizde?

Ben biraz bloglardan vesairelerden uzak yaşıyorum. Sokaktan ilham alıyorum. Bütün bloglar da zaten sokaktan ilham alıyor.

Berlin/Londra/İstanbul… Hangi şehri daha çok seviyorsunuz?

Berline aşığım.. Burada büyüdüm.. Bütün köklerim bu şehirde.. Londra yeni büyük aşkım… Altı senedir yine buradayım. En çok bu iki şehirden büyük ilham alıyorum.. İstanbul’u pek bilmiyorum.. Askerlik durumlarından da uzun zamandır oraya gidemiyorum…

—————————————————–

Ali Kepenek is one of the popular photographers in Germany. Although he travels back and forth between Berlin and London, Berlin—the city he grew up, is where his heart is. Nowadays, Kepenek is in the limelight due to two separate exhibitions. One is “Fiktion Okzident” exhibition in which 19 artists showcase their works at the Istanbul MSGSU Tophane-i Amire Culture and Art Center until November 26, and the other one is “Ali Kepenek/Max Snow – Lock, Stock, and Tearprops” exhibition that opened at the Duve Berlin art gallery in Berlin. Ali Kepenek answered our questions for Cut Magazine.

Nowadays, you are in the limelight with two separate exhibitions? Can you tell us about them?

The exhibition at the Duve includes several of my photographs; at the Istanbul exhibition I only have one single piece. It is a photo I worked five months on it, 7,2 meters by 3 meters in size.

The exhibition at the Duve is joint exhibition with Max Snow. What would you like to say about that exhibition? What are your impressions?

I feel relaxed and feel like I have used my energy to the end. I worked hard for both exhibition during the last five months, but I immediately involved in new projects afterwards.

What can you tell about “Lock, Stock and Teardrops” both in terms of content and the idea?

Pain exists there as an abstract content. Social experience (Riots in London) and personal experiences inextricably intertwined. In other words, “riots meet my own life”.

Okay, let’s talk about “Fiktion Okzident”. Turkish-German joint cultural history reflected on the work of artists. The starting point of this project was the 50th anniversary of the German Guest Worker Program. What can you tell us about your participation?

I did not want to say something cliché. I grew up in Berlin and I live in London. I was only interested in my own story, and in this sense it can be considered a typical story.

Has this anniversary a special meaning for you?

Well, if that period did not exist, then this interview would never have take place. So, you can decide if it has a special meaning or not.

What kind of photographs do you like to take most? Fashion or art?

I do not differentiate at all I love to take photos.

Which photographers you glorify most?

Cindy Sherman, Nan Goldin… Helmut Newton… Herbert List

Who and/or what do influence your photography?

Politics, music, fashion…

I want to ask, why the portraits of famous people; and which artistic and aesthetic impulses you pursue?

I do not only take portraits of famous people; if I did I would be extremely bored. Do you drink wine every day and every night, I do not…

When a portrait is a good portrait?

When it touches me.

Do you have favorite photo?

No…

Do you prefer to take photos of people you love and admire?

I equally respect everyone I photographed.

What do you capture most in your photographs?

Capture the moment.

What is the key for a good photograph?

The love for detail…

What is more powerful than photography?

I have no idea, you tell me…

Which blog/magazine/Internet site you follow?

I stay away from blogs and etc. I get my inspiration from the street. The street inspires all blogs.

Berlin/London/Istanbul… Which city do you love most?

I am in love with Berlin… I grew up here. My roots are here. London is my new big love… I have been there for six years. I am inspired by both of these cities. I am not familiar with Istanbul. I have not been able to go there for a long time due to my military service.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com