“Bir yerlerde bekleyen ölüm karşısında, büyük başarılar manasız kalıyor”

mark jenkins

Yapıştırma bantlarıyla yaptığı heykellerle tanınan, dün Berlin’de açılan “Glazed Paradise” isimli sergisiyle tekrar gündeme gelen ABD’nin önde gelen sanatçılarından Mark Jenkins sorularımızı cevapladı.

Sergiyle birlikte sanatçı kitaplarıyla da özel bir yeri olan Gestalten Yayınevi’nden çıkan “The Urban Theater” isimli kitapla da gündeme gelen Mark Jenkins, heykeli şehir hayatının bir parçası olarak yeniden tanımlıyor.

Berlin’deki ilk kişisel şovunuz Gestalten Space’te başladı. Sergiden ve fikirden biraz bahseder misiniz?

Bu şov “Urban Theater” kitabımın tanıtımının da bir parçası aslında. Kitapta yer alan fotoğraflardan bazıları bu sergide de gösteriliyor…

Şovun/serginin ismi “Glazed Paradise” ve bazı heykeller spesifik olarak bu sergi için yapılmış ve onları Berlin’de hazırlamışsınız, Gestalten’de okuduğumuza göre. Fotoğraf ve heykelin biraradalığını bu şov kontekstinde nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kitapta yer alan heykellerin hepsi birer karakter gibiler. Onları bir sergi alanına taşımak, bir biçimde onların “insan” olarak devamlılıklarını da taşımak aynı zamanda..

Gündelik olanda ilginizi çeken nedir?

Bazı şeyleri ufak ufak değiştirmek. Gündelik olan biraz sıradandır, rutindir… Bunda büyük bir sorun yok ama bazen sürprizlerle kırmak gerekir. Sürprizlerin çoğu kasırga, trafik kazası, hırsızlık gibi olumsuz sürprizler. Benim enstelasyonlarım daha pozitif.

Sokak sanatı ve heykel yapmanın en çok hangi yönü hoşunuza gidiyor?

Sanatın nesnesiyle onu çevreleyen her şeyin birbiriyle iç içe geçmesi.. Heykelin kendi başına bir anıt gibi, ada gibi, kendi içine çökerek bir yerde durması, bir obje gibi olması değil, hayatının olması fikri.. Heykelin bulunduğu yerle bir arada varolmasıyla ilgili entegrasyon sözcüğünü kullanmasını seviyorum. Bazen etrafındaki bazı şeyleri abzorbe etmek için sahneler kursam da..

Kahramanlarınız var mı ya da son zamanlarda yakından takip ettiğiniz birileri?

Bilmiyorum. 41 yaşında bir adam olarak bütün kahramanlarımın öldüklerini idrak etmiş bulunmaktayım ve büyük başarılar bile, seni bir yerlerde bekleyen ölüm karşısında manasız kalıyor işte. Sanırım bu anlamda Sisyphus metniyle ortaya koyduklarıyla Camus bir çeşit kahraman denebilir. Sanatçı dediğimiz varlık yaratır ve bu bir çeşit suni iletişim kurma girişimidir. Sonunda hiçbir şeyin gerçek anlamını vermese de bir çeşit içgörü sağlar…

Bir yerlerde çok yüklü bir müzik geçmişinizin olduğunu söylemişsiniz. Şimdilerde çalışırken ya da genel olarak dinlediğiniz müzik var mı?

Bugünlerde pek dinlemiyorum. Dolaşırken kuşların sesini veya yaprakların hışırtısını dinlemeyi tercih ediyorum. Hışırtısına göre sincap mı, ayı mı yoksa geyik mi diye bulmaya çalışıyorum; hiç şaka yapmıyorum.

Şimdilerde üzerinde çalıştığınız proje var mı?

Yeni projem 17 Ocak’ta Roma’da açılan yeni yerim.

İstanbul’daki veya Türkiye’deki güncel sanatla ilgili bir fikriniz var mı?

Pek yok ama Almanya’da çok Türk olduğunu biliyorum. Türk mutfağını saymazsak ayırımcılığa uğramış bir kültür onlarınkisi. Ama İstanbul’u çok merak ediyorum. Uzaktan bakınca bile çok hareketli bir şehir olduğu kesin.

(foto: via)

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com