“Her şeyi tutku ve taammüden yaptım”

yesim

Sektörün kıdemli isimlerinden Demir Tasarım’ın kurucusu, grafik tasarım kökenli Yeşim Demir, tek hayata pek çok uğraşı sığdıranlardan. Tasarımcı, renkli kişiliği, bitmeyen enerjisi ve coşkusu ile birbirine çok da zıt olmayan pek çok alanda gönülden yaptığı işlere imza atıyor.

Hikayeniz?

”Hayat siz plan yaparken olanlara denir”. Dünya telaşı içinde bize ayrılan süreyi doldururken çok şey ister, peşine düşer, tutar bırakırız. Benim hikayemde grafik tasarım, reklamcılık, tiyatro, basketbol, edebiyat, mimarlık, şiir, aşk hep dolaştı durdu.

Mimar Sinan Üniversitesi’ni bitirdiğimde tıpkı babam gibi akademisyen olacakken, bir de bakmışım 10 yılı reklam ajanslarında, 10 yıl da kendi şirketimde yaşamışım. Bu zaman zarfında grafik tasarımın çeşitli alanlarında dalgalandım. Kitap tasarımı ve kurumsal kimlik artık en çok burnumun direğini sızlatanlar.

Altı yıl Grafikerler Meslek Kuruluşu Başkanlığı’nı yürüttüm, şimdi ICOGRADA (Dünya Grafik Tasarım Birlikleri Konseyi) Başkan Yardımcısı’yım. Hepsini herşeyi tutku ve taammüden yaptım. Bu vakitleri paylaştığım kişiler ve meslektaşlarımla mutlu ve yüksek ormanlar yetiştirdik.

Bana en çok güç veren ve anlam hissetiren ise Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Bölümü’ndeki derslerim. Talebelerimin hepsi çok kıymetli nefeslerim benim.

Zaaflarınız?

Sigara derdim. Ama ezip geçtim onu.

Altını çizmek istedikleriniz?

Şimdi.

İlham nasıl oluyor da oluyor?

İlham bir organ sanki. O organ varsa salgı oluyor yoksa olmuyor. Muhtemelen gözlerimizin arkasıda ensemize doğru bir yerde. Zora gelmiyor. Öyle hazırlıklı plastik ortamlarda hele hiç tepkimiyor. Düşünceyle ve çokça da içgörü ile tetikleniyor sanki.

Fikir dediğiniz nedir ki?

Fikir bir histir sanki. Tıpkı mimarlık gibi. Mimarlık da bir histir. His yaratmak ve o hissi bedenden çıktıktan sonra da kalıcı kılmak, kütlesiyle mekanın içine asmaktır. Her fikir önünde sonunda bir hisse bağlanır. Barış, zenginlik, sahip olma, yalnızlık, çokluk, gurur, kibir vs… Hissi olmayan bir fikir de kabul görmez nefesi kısa kalır bence.

Kahramanlarınız?

Babam, Atatürk.

Hangi müşteri gelsin?

Benim istediğim içerik, malzeme, bütçe yapısına inanarak kitap ve kurumsal kimlik yaptırmak isteyen iyi aile terbiyesi sahibi olanlar.

Hangi müşteri gelmesin?

Tasarımı emek sananlar.

Müşterileriniz?

İstanbul Modern, STFA ve  AYGAZ kitap projelerini yürütüyoruz bugünlerde.

Sizden sonra kime yer verelim?

Ayşe Karamustafa, Burcu Kayalar, Mehmet Ali Tükmen

————————————————————————————————–

Founder of Demir Tasarım, a veteran of the sector, and a background on graphic design, Yeşim Demir is one of those people who can cram many different things into life. With her design background, colorful personality, and never-ending energy and enthusiasm, she genuinely puts her signature on diverse areas parallel to each other.

Your story?

”Life is what happens to you while you are busy making other plans.” While we fill the time allocated to us, we ask for so much, pursue after, hold on and let them go. In my case, graphic design, advertising, theater, basketball, literature, architecture, poetry, and love always kept wandering.

After graduating from Mimar Sinan University, I was planning just to be an academician like my father, but I found myself working in advertising agencies for 10 years, and in my company for another 10 years. During this time, I sway between various areas of graphic design. Now, book design and corporate identity are the ones make me feel so sad.

I served as the President of Society of Graphic Design, now I am the Vice President for ICOGRADA (The International Council of Graphic Design Associations). I did everything passionately and willfully. We built happy and lofty forests with people and colleagues that I shared all this time.

My classes at the Mimar Sinan University were the most meaningful and energizing one. Each of my students is my priceless inspiration.

Your weaknesses?

I would have said cigarette, but I have crushed it.

Things that you want to emphasize?

Now.

Inspiration?

Inspiration is like an organ. If it exists then there is excretion, if it does not then there is not. It is most likely behind our eyes, somewhere close to scruff or our neck. You cannot strain it. Especially, in plastic, artificial environments it does not even respond. I think it is triggered with mind and mostly with insight.

What is that you call an idea?

I think an idea is a feeling. Just like architecture, architecture is also a feeling. It is creating a feeling, making it lasting after it leaves the body, and hanging it on the space. Every idea would connect to a feeling at the end. Peace, wealth, ownership, loneliness, multitude, pride, and etc. An idea without a feeling would not be accepted, it would be short lived.

Your heroes?

My father. Atatürk.

Which client should come?

Those who have a good family upbringing; those who want to have a book and corporate identity by believing in the content, material and budget that I want.

Which client should not come?

Those who assume that creative design is a labor.

Your clients?

İstanbul Modern. Nowadays, we are executing STFA and AYGAZ book projects.

Who should we interview after you?

Ayşe Karamustafa, Burcu Kayalar, and Mehmet Ali Tükmen.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com