“Tekrar Eden Yanlış Anlamalar”

uygur yılmaz

Uygur Yılmaz, ArtSümer’deki ilk kişisel sergisi “Tekrar Eden Yanlış Anlamalar”da insan ve doğa, kaos ve kültür arasındaki ilişkiyi araştırmaya devam ediyor. Yılmaz, 25 Aralık 2012 – 19 Ocak 2013 tarihlerinde gerçekleşecek olan sergisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

Bu sergide bizi ne bekliyor?

Fotoğrafların yanı sıra bu kez bir hazır-nesne, ayrıca sinek telinden benim ürettiğim işler ve Marguerite Duras’dan alıntılarla hem fotografik hem de metin bazlı sayılabilecek işler var. Bir de girişte “yanlış anlama”nın mekanik boyutuna vurgu yapan, yarı-şaka sürpriz bir iş var.

Farklı kurguları arzulayan yalnız ve tekil ortamlar, cisimler; bu sergide de bizi karşılayacak gibi, ne dersiniz?

Ölü-sezonla ilgili takıntım devam ediyor. Aktörler gittikten sonra geriye kalan sahnenin araştırılması, yine onlara dair bir araştırma aslında. Evet, ilk bakışta yine bir tür yenilgiye uğramış nesneler var, bunlar ya çok eski ya da hızla eskimeye mahkum şeyler; önemsizler, göçebeler, çoğu zaman el yapımı ya da “tasarım”dan yoksun nesneler. Bununla birlikte ‘bu nesneler kimin için var’? ‘Orada olmayanlar kimler’ sorusu, orada fotoğrafın içinde gördüklerimiz kadar önemli.

“Tekrar eden yanlış anlamalar” ismini nereden alıyor ve seyir için nasıl bir perspektif/donanım gerekiyor sizce?

“Gökyüzü bir yanlış anlamadır. Denizle birleştiği çizgi bir yanlış anlamadır. Bulutlar bir yanlış anlamadır. Saatler bir yanlış anlamadır. Aşk bir yanlış anlamadır. Ve fotoğraf, bir yanlış anlamanın yanlış anlamasıdır.” Bu paragraf bana kendiliğinden geldi, şiir nasıl geliyorsa öyle yani… Önce bir kenara not edip unuttum. Sonra giderek bu yeni serginin kurgusunda ve oluşumunda belirleyici hale geldi.

Daha sonra tesadüfen Mel Bochner’in 70’lerde yaptığı “Misunderstandings” işini keşfedince bir tür anakronik telepati yaşayarak çok heyecanlandım ve doğru yolda olduğumu anladım. İsmin hikayesi özetle bu şekilde. Burada “yanlış anlamayı” olumsuz bir şekilde kullanmayı amaçlamadığımı belirtmek isterim. Gerçeklik’e olan güvenimiz son derece gülünç, bir o kadar da kırılgan, tedirgin edici, haliyle heyecan verici.

Sizce ‘biz doğayı gerçekten tam olarak sevebilir miyiz?’

Çiçeklere basmayın, kumsala izmarit atmayın gibi klişelerin ötesine geçince, çok karmaşık bir soru bu. Zaten kısa ve kolay yanıtları olmadığı için sorunun kendisini ilham verici ve tahrik edici buluyorum. Doğa aynı zamanda hastalık, tehdit, çürüme, entropi demek. Doğayı sevebilir miyim? Bu, ekoloji bağlamında sorulabileceği gibi, mistik anlamda da ele alınabilecek bir soru.

ArtSümer’de ilk kez bir serginiz oluyor. Artık Galeri NON’da değil misiniz?

Evet, ArtSümer’de ilk sergim. Bu yaz NON’la yönlerimizin iyice ayrılmaya başladığını fark ettik. Artık ArtSümer tarafından temsil ediliyorum.

Uygur Yılmaz kimdir?

1975’te Mersin’de doğan Uygur Yılmaz’ın çalışmaları, zaman ve mekan bağlamında liminality (geçiş/lilik) kavramına odaklanıyor. Fotografiyi tanıdıklığı kırma ve yerinden etme aracı olarak kullanan sanatçı, somut delil ve soyut ile gerçek ve gerçeküstü arasında tekinsiz bir gerilim oluşturan sonuçlar elde ediyor. Eksik Parçalar (2009, Galerist) ve Burada Ama Nerede (2010, NON) sanatçının geçmiş sergileri arasında. Kısa ve deneysel parçalardan oluşan iki şiir kitabı da yayımlayan sanatçı İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.

————————————————————————————

Uygur Yılmaz continues to explore the relationship between man, nature, and culture in his solo exhibition, “Repeated Misunderstandings”, at ArtSümer. Yılmaz answered our questions about the exhibition, which will be held between December 25, 2012 and January 19, 2013.

What can we expect to see in this exhibition?

Besides photographs, there are works that I created from mosquito net, one ready-made object, and quotations by Marguerite Duras featuring both photography and text. Plus, as you enter, there is a surprising semi-funny piece that emphasizes the mechanical aspect of “repeated misunderstandings.”

It seems we will meet with desolate and singular contexts and objects, desiring different setups, is that so?

My obsession continues with off-season. Exploring the scene left behind by the parted actors is in fact a search about them. Yes, at first glance, there are still kind of defeated objects; they are either too old or destined to age rapidly, insignificant, roving, often hand-made or bereft of “design”. Nevertheless, “For whom these object exist?” The question “Who is not there” is as important as what we see in the photograph.

Where does the name “Repeated Misunderstandings” come from and what kind of perspective/equipage is needed for spectacle.

“The sky is a misunderstanding. The horizon, where the sky meets the sea is a misunderstanding. Clouds are a misunderstanding. Time is a misunderstanding. Love is a misunderstanding. And a photograph is a misunderstanding of a misunderstanding.” This paragraph came to me randomly out of the blue like spontaneous poetry… First I noted it down but forgot about it. Later on, it became increasingly decisive in the formation of this exhibition and its structure.

Afterwards, when I, coincidentally, discovered Mel Bochner’s “Misunderstandings” from 70s, I went through an anachronistic telepathy experience, got really excited, and realized I am on the right track. This is the brief story of its name. Just to make sure, I do not mean to use “misunderstanding” in a negative way. Our confidence in reality is profoundly foolish, fragile, unsettling, and naturally it is very exciting.

Do you think, “We can genuinely love nature?”

It is a very complex question once you go beyond clichés like “do not step on flowers, do not throw cigarette buts on the beach”. I find the question itself inspiring and provocative because it does not have short and easy answers. Nature also means disease, hazard, decay, and entropy. Can I love nature? It is not only a ecological question but also it is a mystical one.

This is your first exhibition at ArtSümer? You are no longer with Galeri NON, is that right?

Yes, this is my first at ArtSümer. Galeri NON and I realized that our perceptions began to change. Now, ArtSümer represents me.

Who is Uygur Yılmaz?

Born in 1975 in Mersin, Uygur Yılmaz’s work focuses on liminality in terms of time and space. The artist, who uses the photography as a tool of breaking and displacing familiarity, achieves uncanny results between real and surreal, between tangible and abstract. Eksik Parçalar/Missing Pieces (2009, Galerist) and Burada Ama Nerede/Here But Where (2010, NON) are among Yılmaz’s previous exhibitions. The artist, who published two poetry books of short and experimental pieces lives and works in İstanbul.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com