Almanya, ilk “single”ını çıkaran Elif’i konuşuyor

ELIF_Single_Unter Meiner Haut_1200x1200px_640

2009’da Almanya’da düzenlenen ve “Pro 7″ adlı özel televizyon kanalında yayımlanan “Popstar” yarışmasında, partneri Nik ile birlikte ikinci gelen Elif, son günlerde Almanya’nın en popüler sanatçılarından biri haline geldi. Alman Interview dergisinin, “Popstar” yarışmasıyla yıldızı parlayan müzisyenle, yeni single’ı “Unter meiner Haut/Derimin Altında”, dürüstlük ve Florence Welch ile ilgili röportajını sizin için derledik . 

INTERVIEW: Popstar’daki haliniz ve müziğiniz artık yok gibi.

ELIF: O şov albümümü şimdiki şekliyle yaratabilmem için itici güç oldu. Oradaki müzik benim müziğim değildi. Bunu da orada öğrendim. O zamanlar çok genç ve naiftim.

INTERVIEW: Şimdi ne istiyorsunuz?

ELIF: Ben bir sanatçıyım ve bir sanatçı kendi hayatını anlatmalı; bu onu biricik yapar. Chris Martin’e hayranlık duysam da, onun hikayelerini anlatamam, o da benimkileri anlatamaz. Bence güzel olan, basit ve evrensel olandır. Örneğin “Danke/Teşşekürler” parçamda anneme teşekkür ediyorum. Bunu herkes anlayabilir.

INTERVIEW: Hikayeleriniz genellikle sevgi üzerine.

ELIF: Evet. Çünkü hep severiz. Ne yaparsak yapalım; ya sevgi verirsiniz ya da alırsınız. Sevgi pek çok şeyi beraberinde getirir. Birinden nefret etseniz bile sevgiyle bir ilgisi vardır. Aslında her şey bununla ilgilidir.

INTERVIEW: Kulağa bütün parçaları kendiniz yazıyormuşsunuz gibi geliyor.

ELIF: Başlangıçta öyleydi ama bir notkada ne yapacağımı bilemedim. Bu nedenle bir ekiple çalışıyorum. Şarkı yazmak ayrı bir zanaat, öğrenmek lazım ve bir kılavuza ihtiyaç var.

INTERVIEW: Ve şimdi ilk single’ınız çıkıyor! 

ELIF: Doğrusunu isterseniz, tam hayal ettiğim gibi her şey. Küçük hayaller kurarsanız, üç yüz kişi önünde söylersiniz. Ben müziğimin duyulmasını istedim.

INTERVIEW: Çocukken de hayalini kurduğunuz bir şey miydi?

ELIF: Beş yaşındayken Britney Spears’in müziğiyle dans ederdim.

INTERVIEW: Bütün küçük kız çocukları gibi yani!

ELIF: Belki de, evet. Daha sonra Almanca müziği daha fazla hissetiğimi farkettim. Kendim müzik yapmak istediğimde violin çalmayı çok istemiştim pahalı bir şeydi. Onun yerine gitarım oldu ve böylelikle kendi bestelerimi yapmaya başladım.

INTERVIEW: Böylesi daha iyi olmuş. Peki hep Amanca mı söylemek istediniz?

ELIF: Hep Almanca söyleyeceğim. İngilizce bana bir şekilde uymuyor. Almanca düşünüyorum, Almanca rüya görüyorum, kendimi Almanca ifade ediyorum. Şarkı söylerken sözlere bir ağırlık katabiliyorum. Bu da kendi dilimde mümkün ancak.

INTERVIEW: Albümünüz de daha önceden sizden duymaya alştığımız gibi daha akustik ve işlenmemiş mi tınlayacak?

ELIF: Albüm bütünüyle kendi stilimi bulma çabam. Elektronik ile akustik bir arada olduğu için pek tarifi mümkün değil. Müzik yapmaya başlamam da kendimi kimseyle örtüştüremediğim için aslında.

INTERVIEW: Yine de idolleriniz var mı peki?

ELIF: Florence and the Machine’i seviyorum. Sevimli değil daha yüksek bir müzik onunkisi. Koyu tarafını ben de müziğime aktarmak istiyorum.

INTERVIEW: Tamamıyla kendiniz olduğunuz bir şeyleri çıkartmak gurur veriyor olmalı.

ELIF: Bana normal bir hismiş gibi geliyor; hatta böyle olması normal mi diye kendime soruyorum bazen. Bunun için çok çalıştım belki de bu yüzden. Müziğimin insanlara ulaşması gerekiyordu. 

Daha fazlası için tıklayın

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com