“Hayallere dokunduran” reklam filminin yapım şirketi ile konuştuk

IMG_0035 IMG_0037 IMG_0044 IMG_0048 IMG_0070

Nisan’da 3 boyutlu gösterim yapan sinemalarda gösterime giren ve oldukça ses getiren, sinema salonundaki makinistin film arasında yaşanılan teknik aksaklık sonucu izleyicilere 3 boyutlu bir deneyim yaşatmasının konu edildiği reklam filminin arkasındaki yapım şirketi DNA İstanbul Film‘den Mustafa Karadeniz ve Hakan Fıçıcı, sorularımızı yanıtladı.

Mecrası 3 boyutlu film gösterimi yapan sinemalar olarak belirlenen reklam filminde The Hobbit, Prometheus, Pirates of the Caribbean gibi filmlerde kullanılan 3 boyutlu çekim sistemi kullanıldı. Film için İspanya’dan 3 Boyutlu çekime olanak sağlayan bir iskelet sistemi ve deneyimli Stereographer Enrique Criado getirildi ve iki adet Red Epic kamera kullanıldı.

Filmin ön hazırlığından, çekimine, post-prodüksiyon ve sinema salonunda gösterime hazır hale getirilene kadarki tüm aşamaları DNA Film ekseninden anlatabilir misiniz?

Digiturk 3d reklam filminin senaryosu ilk bize geldiğinde normal bir reklam çekim sürecinden farklı olacağını anlamıştık. Öncelikle çekim yöntemine karar vermemiz gerekiyordu. Görüntüyü üç boyutlu hale getirmenin birkaç farklı yöntemi vardı; bizim senaryomuz “mirror” denilen, (bir kamera karşıdan objeye bakarken, diğer kameranın da bir ayna vasıtasıyla objeyi görmesine olanak sağlayan) bir rig sisteme daha uygundu. “Negative paralax” diye tabir edilen, çekilen obje ile izleyici arasında kalan boyutta gerçekleşen hareketlerin derinlik algısını daha iyi hissettirdiği için böyle bir çekim tekniğini uygun gördük.

1000 Volt ekibi ile çekim öncesi bir toplantı yaparak “Post prodüksiyon açısından neleri nasıl yapmamız gerektiği ile ilgili bilgiler aldık. Sağ olsunlar bizim setimize de gelerek çeşitli tavsiyelerde bulundular.

Bunun için İspanya’dan stereographer Enrique Criado’yu getirdik. Setimiz 20 saat sürdü. Bunun yaklaşık 6-7 saatlik kısmı iki Red Epic kamerayı rig sistemine bağlamak ve birbirleriyle uyumlu çalışmaları için hazırlamakla geçti.

Post prodüksiyon kısmı ise başka bir maceraydı bizim için. Deneyimli 1000 Volt ekibi bize Post Prodüksiyon sürecinde çok yardımcı oldu. Neredeyse hiçbir aksaklık olmadan işi tamamladık. Sunumumuzda da müşterimiz ve ajansımız tam olarak kafalarındaki filmi izlemekten mutluluk duyduklarını bize söylediler.

Post-Prodüksiyon tarafındaki süreçleri tarif edebilir misiniz?

Öncelikle sağ ve sol göz olarak çekilmiş görüntüler kurgu setine “side by side” olarak birleştirilip sesleri eşlenerek alındı. Offline sürecinde bir 3d monitör yardımıyla oyunlardaki üç boyut etkisini görebildik ve seçim yapabildik. Offline kurgu onayından sonra “baselight”ta rengimizi yaptık. Stereoscopic görüntülerin “color grading” işlemi sırasında bazı mask ve vignette uygulamalarının iki görüntü için de farklı çalıştığını ve üç boyut etkisini azalttığını fark ettik ve bunların çoğundan vazgeçtik.

İki boyutlu bir işte yapabileceklerimizden çok daha azıyla yetinmek durumunda kaldık. Ama renk bittiğinde sonuç tatmin ediciydi. Filmimize bir de 3d olarak ninja yıldızları ekledik. Bu sahne özellikle üç boyut etkisinin arttırılmasında etkili oldu.

Son olarak da ses miksajımızı filmimizin sinema salonlarındaki etkisini arttıracak şekilde Dolby Premiere’de bitirdik. S3d projelerin halen yayınlanacak mecra ile ilgili sıkıntıları var. Sinema salonlarının 3 boyutlu olanları haricinde Digiturk’te bazı kanallar var reklam filmlerinin gösterilebileceği.

Sinemalardaki yüksek bütçeli üç boyutlu filmlerin arasında bir Türk markasının o film ile aynı tekniklerde ve aynı kalitede bir reklamının yayınlanması izleyici üzerinde etkileyici oluyor. Yani markalar bunu bir prestij olarak görebilirler. Aslına bakarsanız, bu reklamı Türkiye’de The Hobbit, Prometheus, Pirates of the Caribbean gibi filmlerde kullanılan ekipmanın aynısıyla çekebiliyorsak, bu konuda çok da geride değiliz sanıyorum.

Şirketinizin yapısını ve manifestosunu öğrenebilir miyiz?

DNA İstanbul Film 2004 yılında kuruldu. Emir Khalilzadeh ile birlikte şirketi kurarken kafamızda film çekmek, hikayelerimizi anlatmak vardı. Sonrasında Selçuk Yazar’la tanıştık ve Selçuk bizden işin yapımcılık yükünü devraldı. Son alarak Mustafa Karadeniz’in ekibe katılmasıyla şirketimiz şimdiki halini aldı. Şimdiye kadar yüzlerce klip ve ellinin üzerinde reklam filmi çektik. Artık uzun metraj çekme zamanımızın da yavaş yavaş geldiğini düşünüyoruz.

Reklamda şu anda ne gibi bir rüzgar esiyor sizce, trendler neler? Düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

Bizim tarafımızda değişen bir şey çok yok aslında; ancak reklamın medya planlaması tarafında gitgide artan fiyatlar ve kısalan süreleri görüyoruz. Bu da hem ajansları kısa sürede çok şey anlatmaya iterken, bizi de bu kısa sürelerde ürünü tanıtıp sloganı söyletmeye ve bunu yaparken de işin kalitesinden taviz vermemeye zorluyor. İşler zincirleme olarak giderek zorlaşıyor anlayacağınız.

DNA imzası taşıyan son dönemki işlerinizden bahsedebilir misiniz?

Digiturk 3d reklamından önce Toyota Gt86 reklamı ve Çimsa 50. Yıl reklamlarımız vardı son dönemde. Onun dışında çok klip çeken bir şirketiz. Hadise, Ferhat Göçer, Kolpa gibi sanatçı ve grupların son kliplerine imza attık.

Digiturk 3D reklam filminin künyesi:

Reklamveren: DİGİTURK

Reklam Ajansı: MEDİNA TURGUL DDB
Reklamveren Yetkilileri: Murat Yağcı, Zeynep Oral, Müjde Erhanoğlu, Sejda Olcaş, Ozan Sakin
Yaratıcı Yönetmen: Kurtcebe Turgul, Gökhan Erol
Yaratıcı Ekip: Ayşe Aydın, Timsal Ünsal, Mehmet Güney, Cihan Eryılmaz, Necmi Mutlu

Marka Ekibi: Yasemin Altan, Ceren Kalkan, Didem Behiye Kurt

Ajans Prodüktörleri: Gülengül Arlıel, Nisan Turgul
Prodüksiyon Şirketi: DNA İstanbul Film
Yönetmen: Emir Khalilzadeh

Görüntü Yönetmeni: Doğan Sarıgüzel
Stereographer: Enrique Criado

Prodüktörler: Selçuk Yazar, Hakan Fıçıcı

Post Prodüksiyon: 1000 Volt

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com