“Her büyük servetin arkasında büyük suçlar gizlidir.”

Wolf-of-Wallstreet-585x370

scorsese dicaprio

Çok para kazanmak için yasa dışı yollara sapan, elde edilen çok parayla zaaflarının esiri olan, seks ve uyuşturucuya batan açgözlü, doyumsuz insanların yükselişinin ve düşüşünün gerçek öyküsünün anlatıldığı “The Wolf of Wall Street”, Balzac’ın yukarıdaki ünlü sözünü hatırlatıyor.

“The Wolf of Wall Street” 26 yaşındaki bir adamın yanında bine yakın insan çalıştırarak binlerce insanı dolandırmasının ve onlardan milyar dolar çalmasına rağmen dört yıllık hapis cezasına mahkum olmasının ve sadece iki yıldan az cezaevinde kalmasının gerçek öyküsü.

Martin Scorsese kapitalizm sistemine sert eleştirilerle ve gerçekçi (küfüre, argoya boğulmuş) diyaloglarla dolu “The Wolf of Wall Street”te olup bitenleri anlatırken, kendini kısıtlamıyor, otosansüre başvurmuyor. ”Godfather”da ya da “The Silence of the Lambs”da yaptığını yapmayıp; itici, kötü niyetli, ahlaksız, vicdansız, doyumsuz karakterlerini sinemaseverlere sempatik göstermeye çalışmıyor.

Bu film, bir seri katili ya da eli kanlı mafya babasını şirin gösteren, rol modeli olarak sunan, Makyavelist/şeytani karakterlerine hayranlar kazandıracak filmlerden değil.

Bu yüzden “The Wolf of Wall Street”, diyaloglarındaki argo sözcük bolluğuyla “Summer of Sam”(Spike Lee filmi), “Casino”(Scorsese filmi) ve “Goodfellas-Sıkı Dostlar”a (Scorsese filmi) fark atarak da şimdiden Hollywood tarihinde önemli bir yer aldı bile.

Öte yandan, “The Wolf of Wall Street”, DiCaprio’nun canlandırdığı Belfort karakterinin kucağında şempanze olduğu için PETA gibi hayvan hakları kuruluşlarının kara listesine alınmış durumda. Hayvan hakları aktivistleri bir şempanzeyi film çekimlerinde kullanmanın ona  işkence etmekten hiçbir farkı olmadığını söylüyor.

DiCaprio’nun 2013’te Nepal kaplanlarının varlığını sürdürebilmesi için (Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na( WWF) 3 milyon dolar bağışladığını da yeri gelmişken hatırlatmak istiyorum.

Martin Scorsese, DiCaprio’nun “The Wolf of Wall Street”de canlandırdığı karakterle, Tony Curtis’in Türkiye sinemalarında “Başarının Tatlı Kokusu” adıyla gösterilen “Sweet Smell of Success”(1957) adlı filmdeki karakter arasında akrabalıklar bulunduğunu söylüyor.

Kısıtlı bir zaman diliminde çekilen ve planlanan çekim takvimini aşmadan tamamlanan “The Wolf of Wall Street”in Scorsese’nin evinde yapılan kurgusu bir yıl sürmüş. İlk hali 4 saat beş dakikaymış, bu süre üç saate indirilmiş. Örnek vermek gerekirse uçaktaki uyuşturucu ve seks partisi kısaltılmış. Ancak, filmin gösterime sunulan son hali tam beş filmdir birlikte çalışan Scorsese-DiCaprio ikilisinin içine sinmiş.

Yedi Oscar adaylığı kazanan ve üç Scorsese filmiyle “Raging Bull”, “The Aviator-Göklerin Hakimi” ve “Departed-Köstebek”le Oscar kazanan kurgucu Thelma Schoonmaker 1970’lerin son yılından bugüne Scorsese ile sinema tarihine geçen işbirliğini sürdürüyor.

Martin Scorsese filmleri bir zamanlar boş salonlara gösterilirdi. ”The King of Comedy-Kahkahalar Kralı” kelimenin tam anlamıyla batmıştı! …

“The Wolf of Wall Street-Para Avcısı”yla Scorsese şeytanın bacağını kırdı ve üç yüz milyon dolara yaklaşan bir gişe hasılatına ulaştı.

Film bizde 7 Şubat’ta vizyona giriyor.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com