“Önemli olan dinlemeye ve bakmaya istekli olmaktır”

joelle imamoglu copy copy

Türkiye’de grafik tasarım denince bazı isimler talihsizce gölgede kalıyor. Bu mesleğin erbabı ve emektarı olup, cilalı basına girmemiş, özellikle kitap tasarımlarıyla ülkemiz grafik tasarımına büyük ölçüde değer katmış olan Joelle İmamoğlu, “Haftanın Yerli Tasarım Ajansı” bölümümüzün bir başka onur konuğu.

Hikayeniz?

Genç yaşta resim dersleri almaya başladım. London College of Printing’de (bugünkü LCC) Brian Grimbly’nin başında bulunduğu tipografi ağırlıklı Media and Production Design’ı bitirdim. New York Citicorp’un tasarım departmanında ve Londra’da Martin Ashley’nin bürosunda finansal belgelerin tasarımında çalıştım.

Ertuğ Kocabıyık Yayınları’nda çalıştığım yedi yıl boyunca, İtalya ve İsviçre’deki matbaalar ve renk ayrımcılarıyla, o sırada Türkiye’de bulunmayan şartlarda çalışma fırsatı buldum; matbaada işin başında durmanın zevkini edindim. Evlenince eşimin reklam ajansına katıldım. Dokuz yıl sonra reklam ajansını kapatmaya karar verip, çalışanların da iyi yerlere yerleşmesiyle iki yıl içinde reklamcılıktan sıyrılmamız yerinde bir karar oldu.

Şimdi tekrar tam zamanlı olarak kitap tasarımına döndüm. Malzemeyi alıp, müşteriyi dinledikten sonra atölyeye çekilip konsantre olmak beni mutlu ediyor. Her kitapta işin talep ettiği mükemmel küçük bir dünya kurma şansına sahipsiniz.

Zaaflarınız?

“Tibetan bowls sound massage”.

Altını çizmek istedikleriniz?

Kitap kendi kendini tasarlar. Malzeme size konuşur. Bazen fısıldayarak, bazen yüksek sesle nasıl bir şekle girmek istediğini size anlatır. Size de aracılık etmek kalır. Kişiliğiniz, bilginiz, maharetiniz neyse, ona bir renk katar.

Önemli olan dinlemeye ve bakmaya istekli olmaktır. Çözüm zaten malzemenin içinde, gözünüzün önündedir. Hangi konu gelirse gelsin yıllarca aynı kitabı yapanlar, başkalarının çözümünü ithal edenler, meselenin özünü kaçırıyorlar.

İlham nasıl oluyor da oluyor?

İşin talep ettiği karşılığı tam olarak bulmuş olmanın yol açtığı aşkın anlar oluyor arada sırada.

Fikir dediğiniz nedir ki?

Fikir, yukarıda bahsettiğim gibi, malzemenin size bir kapı açacağı ve sizin de o kapıdan zarif bir şekilde girebileceğinize dair bir fikirsizlik halidir. Bu yaklaşım, fikri de süreç içinde çıkaracaktır. Fikir ve yaklaşım doğruysa, yaptığınız iş de sağlam oluyor. O zaman o işin ileride sizi rahatsız etmeme lüksünü kendinize tanımış oluyorsunuz.

Kahramanlarınız?

Kahramanlara ihtiyacımız yok diyen Tan Oral.

Ülkesinde kız çocuklarının okuması yasaklanmışken yeraltı okulları açan Afgan doktor Sima Samar. Kurduğu okul, yetimhane ve hastanelerden çok zor şartlarda yaşayan binlerce kişi faydalanıyor.

Fukuoka’nın “do-nothing-farming” esaslarına göre Vidin’de meyvecilik yapan Panos Manikis. Yunanistan’daki kriz sırasında herkes televizyona çivilenmişken, ayakları yere basan, güvenle işinin başında gördüğüm tek kişi.

Sağlığı korumada ve tekrar bulmada oruç tutmayı öneren, sürdürülebilirliği gözeten, gösterişten uzak, estetikle fonksyonelliğin buluştuğu, çalışanlarına ve misafirlerine bir insanın hak ettiği ortamı sağlayan Wilhelmi ailesi.

Hangi müşteri gelsin?

Sınırlamak istemem.

Hangi müşteri gelmesin?

Bu kontenjanımı artık doldurmuş olduğumu umuyorum.

Müşterileriniz?

Geçen sene: Cumhurbaşkanlığı, Terry Sonman/Metin Fadıllıoğlu, Lokman Şahin/Ara Güler. Ayrıca birkaç arkadaş, kendi projemiz olan bir kitap hazırladık; bugünlerde sponsor arayışındayız.

En sık takip ettiğiniz 5 web sitesi?

http://www.designersandbooks.com/

http://www.facsimilefinder.com/

http://midcenturymodernist.com/

http://designobserver.com

Sizden sonra kime yer verelim?

Onur Yazıcıgil

Joelle İmamoğlu’nun işlerinin birkaçını aşağıdaki linkleri tıklarak görebilirsiniz.

http://www.rob389.com/joelle-danon/pp/en/329692

http://www.rob389.com/joelle-imamoglu/pp/en/355247

 

 

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com