Bir Bizden/Bir Onlardan: Erkut Terliksiz vs. Robert Mapplethorpe

mapplethorpe_0

Her hafta perşembe günleri biri Türkiye’den, diğeri başka ülkelerden olmak üzere, etkinlik önerilerimizi “Bir Bizden/Bir Onlardan” başlığı altında topluyoruz. İstanbul’da x-ist’te bugün açılacak olan Erkut Terliksiz’in “Hunger isimli sergisi ve Paris’te Grand Palais’de açılan Robert Mapplethorpe sergisi ile başlıyoruz.

work_627b503a1783dcff3e72ce8247061057

Erkut Terliksiz: “Hunger”

Erkut Terliksiz “Hunger” başlıklı dördüncü kişisel sergisi’nde hikayeci ve grotesk anlatımını bir araya getirdiği işlerinde günlük olaylardan yola çıkarak doğa ile akıl arasında bir bağlantı kurmaya çalışıyor.

Sergide insan figürünün alternatif formlarının yanı sıra masalsı çağrışımları ve ilkel duyguları temsiliyetiyle ön plana çıkan hayvan figürleri de dikkat çekiyor; izleyici ise her sahnede resmedilmiş bir masala dahil olarak kendi kurgularını yaratıyor.

Erkut Terliksiz’in masalları, rüyaları, hatta çizgi filmleri anımsatan resimleri ilk bakışta naif ve çocuksu görünüyor. Orman cinleri, zürafa avlayan adam, burnu tabağa düşen çocuk gibi bir çok gerçeküstü kahramanla karşılaşıyoruz. Kimi figürlere baktıkça ikinci bir yüz farkediliyor, kimi ise detaylarda belli belirsiz ortaya çıkan siluetlere bürünmüş. Oysa neler olup bittiğine baktığımızda, aslında sandığımız kadar masum bir dünyada olmadığımızı farkediyoruz…

Terliksiz’in son dönemlerde yoğunlaştığı deneysel malzeme kullanımı ve giderek soyutlaşan figürleri bu sergisinde çok daha hakim. “Hunger”da göreceğiniz tüm malzemeler sanatçının sokaklardan topladığı ahşap, karton ve kağıtlardan, parçalanmış tuvallerden ve terkedilmiş mobilya parçalarından oluşuyor.

Hikayeleri gibi Erkut Terliksiz’in kullandığı malzemeler de bize çoğu zaman sunulan yapay kusursuzluktan uzak, doğala neredeyse özdeş halleri ile karşımıza çıkıyorlar.

Bugün saat 18.00’da açılacak olan “Hunger” sergisi 26 Nisan’a kadar x-ist’te görülebilir.

Erkut Terliksiz hakkında:

2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun olan Erkut Terliksiz, yaşamına ve çalışmalarına, sanatçı ve tasarımcı olarak İstanbul’da devam ediyor.

Avusturalya, İngiltere, İspanya ve Almanya’da birçok karma sergide yer alan sanatçının, “Kesişme I” (2005) x-ist’teki ilk sergisi oldu. Ardından, ilk kişisel sergisi “Debut” (2007), “Yeniden Buluşana Dek” (2010) ve “Nothing Personal” (2012) ile izleyicilerle buluştu.

Terliksiz’in katıldığı uluslararası fuarlar arasında Art Fair Cologne’06 (Almanya, 2006), Contemporary İstanbul’06, 07, 09, 10, 11, 12 & 13, CIGE 2008 – China International Gallery Exposition (Pekin, Çin), St-art 2009 (14. Avrupa Çağdaş Sanat Fuarı, Strasbourg, Fransa), Viyana Sanat Fuarı 2011, VIP Art Fair (2012), Art Dubai 2012, Scope Basel 2011 ve 2012 bulunuyor.

Sanatçı ayrıca “Paylaştığınız için Teşekkürler” (Leipzig, Almanya, 2010), “Confessions of Dangerous Minds” (Saatchi Galeri, Londra, 2011) ve “Happy Medium” (Nancy Victor Galeri, Londra, 2012) adlı grup sergilerinde yer aldı.

Terliksiz’in işleri aynı zamanda “Pictoplasma Berlin” gibi çok sayıda kitap ve dergide de yer aldı.

1

Robert Mapplethorpe: “Robert Mapplethorpe”

Sanatsal fotoğrafın büyük ustalarından Robert Mapplethorpe’un 1970’lerden 1989’daki ölümüne kadarki çalışmaları, Paris’in en gözde ve büyük galerilerinden Grand  Palais’de sergileniyor.

Kendine has stilize siyah beyaz fotoğrafların öne çıktığı sergide, Mapplethorpe’a şöhret kazandıran geç 60’lar ve erken 70’lerde New York’un bondage ve sadomazoşist çevrelerinde çektiği benzersiz kareler ağır basıyor.

26 Mart’ta açılan “Robert Mapplethorpe” sergisi 13 Temmuz 2014’e kadar Grand Palais’de görülebilir.

Serginin küratörlüğünü yapan Patti Smith’in konuşmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Robert Mapplethorpe hakkında:

İşlerindeki genel konu ve nesneler, çiçekler -özellikle orkideler; Andy Warhol, Deborah Harry, Richard Gere, Peter Gabriel, Grace Jones ve Patti Smith gibi ünlü insanların portreleri ve sadist ve mazoşist eylemlerden klasik nülere çeşitlilik gösteren homoerotizmdir.

Sanatçı, teşhirci içeriği ve NEA’dan (National Endowment for the Arts) aldığı destekle halkın büyük ilgisini çeken, sanatçının da anüsünde bir kırbaçla poz verdiği bir fotoğrafı içeren, Portfolio X adlı serisiyle ünlenmiştir. Ayrıca, Afrikalı-Amerikalı, siyahi erkekleri, toplum tarafından ırkçı ve arzu uyandırıcı gibi ithamlar yaratılacak şekilde fotoğraflamıştır.

Mapplethorpe’un işleri, pek çok bağımsız sanat galerisinde düzenli olarak gösterilmiştir. Bununla birlikte, sağcı kesimler onun sanatının ve tarzının karşısında durmuş, böylece Mapplethrope NEA’nın geleceği hakkındaki tartışmanın her iki tarafında bulunan insanlar için günahkeçisi olarak görülmüştür.

1990’da, Cincinnati’deki sergisi (içinde yedi sado-mazoşistik fotoğraf bulunan) The Perfect Moment, Cincinnati Modern Sanatlar Merkezi müdürü Dennis Barrie hakkında müstehcenliğe teşvik etme suçundan açılan, başarısız bir dava ile sonuçlanmıştır.

Hakkında bu tartışmaların yaşanması tesadüfi değildir. Mapplethorpe, kesinliği su götürmez bir ustalıkla, bir fotoğraf sanatçısı olarak eşcinsel seksüalizmini güzellikle özdeşleştirmiş ve aktivist bir tutum sergilemiştir.

Mapplethorpe’un işleri pek çok açıdan postmodern bir rol oynamış ve erkek çıplaklığının seksüellikle bağlantısı, cinsiyet ve seksüelliğin toplumdaki rolü ve/veya yapısı, formun ve içeriğin geleneksel ve modern sanattaki yeri, görselliğin iletişimdeki işlevi ve müzeler, vergiler ve görsellik bağlamında, sansür hakkında akıllarda pek çok soru yaratmıştır. via

2 3 6

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com