“Gezi benim gözümde Türkiye’nin vicdanıdır”

ahmet afis TR

Documentarist 7. İstanbul Belgesel Günleri, 12 haziran akşamı ödül töreniyle sona erdi. Bu sene ilk kez verilen FIPRESCI Ödülü Türkiye yapımı bir filme, Güliz Sağlam’ın “Tepecik Hayal Okulu” adlı belgeseline gitti.

7 Haziran’da başlayan Documentarist 7. İstanbul Belgesel Günleri, ödül töreni ve Tahribad-ı İsyan grubunun konseriyle sona erdi. Arın Yeniaras’ın sunduğu ve pek çok konuk, sinema yazarı ve belgeselseverin katılımıyla The Mekan Teras’ta gerçekleşen gecede, ödüller de sahiplerini buldu.

Almanya, İsviçre, Hindistan, Şili, Suriye, Uruguay, İspanya, Romanya ve Türkiye’den filmlerin yer aldığı FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu) seçkisinde ödül, Güliz Sağlam’ın yönettiği ve sinemacı Ahmet Uluçay’ın hikayesini anlatan “Tepecik Hayal Okulu”na verildi.

Festivalin ilk kez ağırladığı ve bu sene Pamela Bienzobas, Steffen Moestrup ve Özge Özgüden’den oluşan jüri, ödül gerekçesinde “Filmin yaratıcı yapısı ve zekice kotarılmış vizyonu sayesinde, ana karakteri olan Ahmet Uluçay ile ilgili önceden bilgi sahibi olmasak bile merak uyandırma ve büyüleme yetisine veriyoruz. Bu inanılmaz derecede ilgi çekici karaktere hayat verenin, film yapma yeteneği olduğunu düşünüyoruz” denildi.

Bu yılki Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü’nü ise, Reyan Tuvi’nin yönettiği “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek…” filmi kazandı.

Deniz Akçay, Senem Aytaç, Ufuk Emiroğlu, Işıl Baysan Serim ve Hans Treffers’ten oluşan jüri filmi, “ilk kıvılcımından başlayarak anlattığı bu ayaklanmayla Türkiye’nin kapsamlı bir portresini sunarken tüm dünyada süregiden meselelere temas etmesi ve böylece uluslarası seyirciye de hitap etmeyi başarması” gerekçesiyle ödüle layık buldu.

Jüri üyesi Deniz Akçay’ın açıkladığı ödülü, İstanbul dışında olduğu için törene katılamayan yönetmen Reyan Tuvi adına Emel Çelebi aldı ve yönetmenin yolladığı mesajı okudu.

Tuvi mesajında “Direnmek için gittiğim parkta, şahit olduğum bu zulüm ve haksızlığa karşı mücadelenin bir yolunun da bu ruhu ve direnenleri unutturmamak olduğuna karar verdim. Gezi benim gözümde Türkiye’nin vicdanıdır” diyerek, hem jürinin ödül gerekçesi hem de Johan van der Keuken’in adını taşıyor olması dolayısıyla aldığı en anlamlı ödül olduğunu belirtti.

“Ödülü bu mücadelenin sürdüğüne inananlar, yeryüzünü aşkın yüzü oluncaya dek hayal ettikleri gibi bir yere dönüştürmek için tüm yürekleriyle direnenler ve yitirdiğimiz canlar için alıyorum” dedi.

Johan vander Keuken Yeni Yetenek Ödülü jürisi, Almanya’da yaşayan Tuna Kaptan ve Felicitas Sonvilla’nın yönettiği “Sınırdakiler” (Two at the Border) adlı kısa belgeselini de Jüri Özel Ödülü’ne değer buldu.

Jüri kararında “Günümüz dünyasının en yakıcı sorunlardan birini, karakterlerinin dokunaklı hayatları üzerinden çarpıcı ve sinematografik bir dille ortaya koyan belgesel, mahrem hayatlarının sınırından içeri sızdığı iki ana karakteri aracılığıyla, ülkeler arasındaki sınırların yol açtığı yıkımı gözler önüne seriyor,” denildi.

Ödül diplomasını jüri üyelerinden Hans Treffers’in elinden alan Kaptan, ödülünü filmin karakterleri Ali ve Naser’a adadı.

Documentarist kapanış töreni, festivalde Radikal Demokrasi adlı seçkiyle yer alan DocNext ve Mode İstanbul’un Remixing Europe adlı kitaplarının sunumuyla devam etti, ardından Tahribad-ı İsyan konseriyle sona erdi.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com