“Güncel sanat söz konusu olduğunda, çoğu insan zevksiz”

dscf2399

Birçok insan Erling Kagge’yi zamanımızın en büyük maceracıları arasında görebilir ama o aynı zamanda büyük bir tutkuyla sanat koleksiyonerliği yapıyor…

Contemporary IstanbulArtInternational gibi uluslararası sanat fuarları yaklaşıyor. Bir kez daha dünyanın dört bir yanından koleksiyonerler, galericiler, sanatçılar ve sanat tutkunları bir araya gelecek.

İstanbul’u sanatın merkezi haline getirecek etkinlikler başlamadan, tek başına Everest’e tırmanan ve Kuzey Kutbu’nu geçen Norveçli çılgın kaşif ve koleksiyoner Erling Kagge‘nin güncel sanat koleksiyonculuğuyla ilgili Viennafair blog yazarlarından Kristina Kulakova‘ya söylediklerini sizin için derledik.

Koleksiyonerliğe nasıl başladınız?

Çocukluğumdan beri sanata düşkünüm. Ne ailem, ne erkek kardeşlerim koleksiyoner değillerdi ama çok eskiden beri sanata ilgim var. Genel olarak her şeyi merak eden biriyim. 12 yıl önce iyi para kazanmaya ve iyi sanat bulup satın almak için dünyayı dolaşmaya başladım.

Sanat okudunuz mu?

Hukuk ve felsefe lisanslarım var; koleksiyoncu olmak için sanat okumaya gerek olduğunu sanmıyorum. Seyahatlerimde insanlarla konuşarak ve yıllarca görme ve bakma neticesinde kendime özgü zevkler edindim.

İyi zevk için önemli olan nedir?

İyi galerilere yakın olmak yararlı. En önemlisi de sevdiğin sanat türünü sana gösterebilecek güvenebildiğin galeri ve galericilerin olması.

En beğendiğiniz galeriler hangileri?

Çok var; Berlin’deki Neu, Oslo’daki Standard, LA’deki Regen Projects, Zürih’teki Presenhuber ve niceleri.

Bir eser satın alırken atik misinizdir?

Genellikle satın alıp almamayla ilgili hemen karar veririm. Bazen ise zamana ihtiyaç duyarım ve tavsiyeleri dinlerim ama normalde hızlıca karar veririm.

İlk satın aldığınız eser hangisiydi?

20 yaşımdayken Norveçli bir sanatçının litografını satın almıştım. Hala saklarım ve genel olarak satmak için bir şey almam. 30 yıl önce bu eseri neden aldığımı da gayet iyi anlıyorum; aşk yüzündendi.

Yani satın aldığınız hiçbir eseri bir daha satmadınız mı?

Satmak için değil, koleksiyon yapmayı sevdiğim için alıyorum. Bazen dünyanın bir kısmının iyice çıldırdığını düşünüyorum. Bir seferinde 50 bin dolar değerinde Richard Prince’in “Hemşire”lerinden birini almıştım ve dört yıl sonra insanlar o eseri milyon dolarlar karşılığında almak için yalvardılar. İşi seviyordum ama büyük paralar teklif ediliyordu. Onu satmak daha fazla eser almamı sağladı.

Hiç satın alıp da hata yaptığınızı ve artık istemediğinizi düşündüğünüz bir eser oldu mu?

Asla pişmanlık duymam. Ancak satın almam gerektiğini düşündüğüm ama almadıklarım oldu. Pişmanlıkta bir şekilde iyi değilim.

Hangi sanatçıları topluyorsunuz?

İskandinavya, ABD ve Almanca konuşulan ülkelerin sanatçılarına fokusum. Sergej Jensen seviyorum çünkü o, Sigmar Polke, Kurt Schwitters, Blinky Palermo ve Robert Ryman gibi isimleri de içinde barındırıyor.

Franz West toplamaya başlamak için geç kaldım; fiyatlar çok çabuk yükseldi. O kadar da zengin bir adam değilim. Ama Matias Faldbakken, Gardar Einarsson, Oscar Tuazon, Jan Christensen, Wolfgang Tillmans, Kirsten Pieroth, Klara Liden, Trisha Donelly ve Raymond Pettibon gibi isimleri toplamayı sürdürdüm.

Peki ya Doğu Avrupa?

Doğu Avrupa’yı etkileyici buluyorum. 1963 doğumluyum; dünyanın o kısmında neler olup bittiğini öğrenmem zaman aldı. Romanya’ya gittiğinizde harika işler yapıldığını görüyorsunuz. Dünyada olanlardan gayet haberdar olduklarını da. Onlar da uluslararası sanatçılardan etkilenmişler ve harika sanat yaratmışlar. Ne yazık ki Batı o işleri zamanında görememiş. Ama şimdi işler değişiyor…

Koleksiyonculuk sizin için ne ifade ediyor?

Güncel sanat koleksiyonerliği keşif ve olup bitenleri anlama çabası demek. Ben Rus ikonlarını da topladım ama o hayatımın bambaşka boyutuna ait bambaşka bir hikaye. Onları da uzun zamandır sergilemedim, sergilemeliyim aslında. Şu anda bir mağazadalar. Güncel sanatla ortak tarafları da zor anlaşılabilir olmaları. Galiba komplike şeyleri seviyorum.

Genç koleksiyonerlere tavsiyeniz nedir?

Herkes aynı şeyi söyler; çok fazla sanat görün, dergi ve kitap okuyun ve olabildiğince erken girin bu işlere. Benim kafamı toplamam biraz uzun sürdü. Araştırın, keşfedin ve sanat satın almaya başlayın; koleksiyon yapmayı öğrenmek koleksiyon yaparak başlar. Aldıklarınızı evinize ya da ofisinize asın ve zevkinizi eğitime tabi tutun ki bu çok önemli. Zira güncel sanat söz konusu olduğunda, çoğu insan zevksiz.

 

 

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com