Kaan Müjdeci: “Yaptığım işin içine dalan biriyim”

Sivas 2

10495854_274416939411050_962163040828615206_o

IMG_0366

Bu yıl 71’incisi düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde ‘‘Sivas’’ isimli filmiyle, Altın Aslan’a aday gösterilen Kaan Müjdeci ve filmin konsept tasarımını üstlenen ROCK’ın kurucusu Burcu Tokatlı ile konuştuk.

12.  İstanbul Film Festivali Köprüde Buluşmalar Atölyesi kapsamında 1000 Volt Post Prodüksiyonu Ödülü alan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün yapım desteği ile gerçekleştirilen “Sivas” 27 Ağustos’ta başlayacak 71. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak.

Altın Aslan’a aday gösterilen filmin yönetmeni Kaan Müjdeci ve filmin konsept tasarımını üstlenen R.O.C.K’ın kurucusu Burcu Tokatlı ile Skype üzerinden konuştuk.

Nasıl bir araya geldiniz biraz anlatabilir misiniz?

Kaan Müjdeci: Filmin ön hazırlıkları aşamasındayken, film şirketim için logo yaptırmam gerekiyordu. Aslında her şey öyle başladı. Logo kısmına gelene kadar çok iyi anlaştığımızı farkettik. Kafalarımız aynı çalışıyordu. Öyle ki logo yapmayı bile unuttuk.  Burcu’nun senaryo kısmına da dahil olmasını istedim.

Burcu Tokatlı: Aslında logo yapılmadı da değil. Ben logolar yapıyorum ve sunuyorum bu arada ama Kaan yaptığımız konuşmalarda benim fikirlerimle daha fazla ilgilendi o sıralar.

Kaan Müjdeci: Burcu senaryoyu okuduktan sonra birtakım çarpıcı noktalara çarpıcı yorumlar yaptı. Hatta, ‘sen bu logo işinden çakmıyorsun ama senaryoda daha iyisin’ dedim ona (kahkaha atıyorlar). Şaka tabii..

Sonrasında işin görsel boyutuna geçtik. Storyboard’lar çiziyoruz vb. Onun büyük şeylerde çok daha iyi olduğunu, yalnızca logo tasarımında değil, filmin bütününde yaptığı yorum ve katkılarla oldukça başarılı olduğunu farkettim. Bütün süreçlerde birbirimizi hep yükselterek ilerledik.

Bu fikirler senaryoya ilişkin fikirler miydi?

Kaan Müjdeci: Hayır, senaryoyu kendim yazdım ama senaryodaki bazı fikirlerin netleşmesindeki katkılarından bahsediyorum…

Burcu Tokatlı: Yani çarpıcı bir hale gelmesinde, tasarımcı kimliğimi kullanarak yaptığım önerilerden bahsediyoruz. Bu bazen bir fikir oldu, bazen bir kamera açısı oldu… Çekim sürecine kadar sürekli çalışarak ve fikir alışverişi yaparak aylarımızı geçirdik…

İki farklı disiplin ama o kadar da birbirine uzak değil bence.

Kaan Müjdeci: Benim için o süreç sörf yapmak gibi bir şeydi. Yani filmin içindeyken sanki kayboldum ve kaybolurken de Burcu’yu beraberimde sürükledim gibi. Bu arada senaryo danışmanlarımla da çalıştım tabii. Ayşe Polat ve Önder Çakar ile de sürekli iletişim halindeydik.

Sanırım çok fazla insanla çok yönlü çalışmayı seviyorum. Sinemada da sinemanın içinde olmayan insanlarla çalışmayı seven bir insanım.

Sinemanın içinde olan insanların çok deforme olduğunu düşünüyorum. Bu da beni bunaltıyor; bütün o dramaturjik kurallar, sabit açılar, sabit karakterler vb. Ama mesela Burcu ile ya da Cevdet Erek ( Müzik ve Ses Direktörü) ile çalışmak beni daha çok geliştirdi.

Burcu Tokatlı: Başka bir alanda olmama rağmen bu filmin içinde yer almak çok heyecan verici geldi bana. Sinemada çalışmak bir ilkti. Reklam filmi konusunda deneyimliyim, sinema izleyicisi olarak epeyce deneyimliyim ama bu bambaşka bir deneyim oldu. 90 sayfalık senaryoyu yirmi kere filan okudum..

Aslına bakılırsa filmde iki rolüm oldu; biri konsept sanatçısı olarak filmin görsel tarafına getirdiğim fikirler, diğeri ise zaten benim işim olan iletişim tasarımı kısmı.

Peki senaryodan sapmalar oldu mu?

Kaan Müjdeci: Hayır, aslında filmin ön çalışması olarak ben bir belgesel film çektim. Ama bazı can alıcı sahneleri daha sürprizli ve dikkat çekici hale getirmekle ilgili Burcu’nun katkıları büyük oldu. Şimdi tek tek o sahnelerden bahsetmeyelim çünkü o sahneler önemli sahneler…

Burcu Tokatlı: Galiba benim yaptığım görüntü yönetmeni devreye girmeden önceki aşamada filmin görüntüde nasıl canlanacağıyla ilgili çalışmalardı. Bu da bizim birlikte çok zaman geçirmemiz ve senaryo ile ilgili çok fazla sohbet etmemiz neticesinde oldu. Benim grafik tasarım kökenli olmam grafik ağırlıklı fikirler getirmeme yol açtı…

Prodüksiyon aşamasında da tekrar birlikte çalıştınız mı?

Kaan Müjdeci: Evet. Sadece Burcu ile değil 10 kişilik bir grup o aşamada devredeydi. Hepsiyle fikir alışverişi yaptım. Bu arada dünyanın en iyi editörlerinden biriyle, Yorgos Mavropsaridis ile çalıştım. İnsanların filmin çeşitli uzunluklarında yaptıkları yorumlar ve benim kararlarım doğrultusunda nihai aşamada Yorgos ve ben vardık. Kimden ne almam gerektiğini biliyordum ve öyle yaptım. Mesela estetik fikirlerini beğenmediğim birine dramaturji sormadım.

Sonra filmin afişi ve jeneriği gibi kısımlar devreye girdi tabii.

Kaan Müjdeci: Evet, orada yine Burcu devreye girdi. Mesela en başından yağlı boya resim istiyordu Burcu. Jenerikteki duygunun nasıl olacağıyla ilgili kararlarda konsepti birlikte oluşturduk… Biz eğlenerek ve çok çalışarak çıkardık bu filmi. Burcu en başından beri bir iş gibi değil, duygusal bir bağ kurduğu proje olarak gördü. Ben de öyle. Tartıştıysak ya da kırlıdıysak, bu duygusal bağdan ötürü olmuştur örneğin.

Burcu Tokatlı: Bir de çok iyi arkadaş olduk bu süreçte…

Film de duygusal bir film olmuş, içten geldiği gibi yapılmış anladığım kadarıyla.

Kaan Müjdeci: Benim bir kere yapımcım yoktu. Yapımcım olmadığı için gittim sağdan soldan ve işlettiğim bardan kazandığım paralardan yaşadığım gibi bir film çektim. Yaşarken nasıl istediğim gibi birileriyle ilişkiye giriyorsam, bu filmle de ilişkim öyle oldu.

Burcu Tokatlı: Kaan yaptığı her şeye proje olarak bakıyor. Yaptığı bar, açtığı konsept mağaza veya şu an olduğu gibi sinema. İstiyor ve yapıyor ve hepsinde de başarılı oluyor, öyle bir meziyeti var ve de hepsini iyi yönetebiliyor.

Kaan Müjdeci: Ama sinema hep yapmak istediğim, hayal ettiğim bir şeydi. Ve bunun için paraya ihtiyacım vardı. Onun için de ticari faaliyetlere girdim. Bir gün hiç param kalmazsa ve temizlik işçisi olacaksam, onu da nasıl iyi yaparım diye düşünürüm. Yaptığım işin içine dalan biriyim.

Burcu Hanım, siz sinemaya alıştınız mı? Yeni projeler de olacak mı?

Burcu Tokatlı: Ben bir sinema izleyicisi olarak zaten bir psikopattım. Sinemayı üniversiteden beri deli gibi takip ediyorum. Video Art ile de çok ilgiliyim, kendi videolarım var çektiğim vb. Bildiğim şeylerin dışında bilmediğim alanlara girmeyi seviyorum. Tecrübemin olmadığı şeyler yapmaktan korkmuyorum. Uzun metraj beni sıkar mı diye endişelenirken çok zevk aldığımı gördüm. Hatta şimdi ikinci filme geçtik. Ama bir kırmızı halı hayalimiz var önce. (Gülüşmeler)

Kaan Müjdeci: Var tabi, neden olmasın. (Gülüşmeler) Evet, ikinci filme geçtik bile. Ama onunla ilgili konuşmayalım, motivasyonu dağıtmayalım…

(B.Tokatlı/K.Müjdeci Foto: Derya Demir)

 

 

 

 

 

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com