Adı Aylin, Türkçe pek bilmese de sucuklu yumurtayı biliyor!

de-pub-BELHAIRheidi-4383-COMIN

Almanya’nın en çok seyredilen polisiye dizisi Tatort’un en genç kadın komiserini canlandıran Aylin Tezel (30), Alman sinemasının şöhretli isimleri arasında. Türkçe bilmeyen oyuncu, kuaförlük eğitimi aldığı yeni sinema filmi  “Coming In”de başrolde oynuyor. Oyuncuyla Alman Interview dergisinin yaptığı kısa söyleşiyi sizin için derledik.

INTERVIEW: Hiç sana Come On Eileen parçasını çalan oluyor mu?

AYLIN TEZEL: Tabii ki; doğumgünlerimde mutlaka birileri çalıyor. Ayrıca bu durum çok da hoşuma gidiyor; adımın geçtiği tek parça da bu zaten.

INTERVIEW: Parça 80’lerden kalma, kimsenin ismini bile hatırlamadığı bir İngiliz topluluğuna ait. Peki senin ismin Eileen’in Türkçe karşılığı mı gerçekten?

TEZEL: Kesinlikle mümkün!

INTERVIEW: Türkçe konuşabiliyor musun?

TEZEL: Doğduğumda çocukların iki dilde büyümesi pek moda değildi. Annem Alman çocuk hemşiresiydi, babamsa Türk doktor. Babam bize kahvaltıda sucuklu yumurta yapardı; yanında da domates, biber, pide ve çay olurdu. Evimizin Türk elementleri bunlardı.

INTERVIEW: Samdereli kızkardeşlerin ilk yönetmenlik denemeleri olan “In Almanya – Willkommen in Deutschland”da tam tersi birini canlandırıyorsun. İşçi ailesinin kızısın orada. Sonrasında Türk birilerini canlandıracağın teklifler çok oldu mu?

TEZEL: Sadece Türk değil, yarı İranlı birini canlandırdım, bir İtalyan, bir Polonyalı oldum ama çoğunlukla Alman oldum. “Coming In”de Berlinli kuaför Heidi’yim.

INTERVIEW: Buradaki rolün için kuaförlük öğrendin mi?

TEZEL: Neukölln’deki minik ve rengarenk kuaför salonu Lucella’da staj yaptım. Kostja Ullmann aşık olacağım saç stilisti bir gay’i oynuyor. O da Mitte’de şık bir salonun sahibi. Lucella’da hem çok eğlendim, hem de saç uçlarını kesmeyi, saç kazımayı, boyamayı ve de perma yapmayı öğrendim.

INTERVIEW: Dortmundlu Tatort komiseri Nora Dalay olmak için de karakolda staj mı yaptın?

TEZEL: Aynen öyle ama Dortmund’da değil, kendi vatanım Bielefeld’de.

INTERVIEW: Hala en genç komiser sen misin?

TEZEL: Hiçbir fikrim yok, takip etmiyorum. Bu rol 20’lerinin sonunda birini oynadığım en yaşlı rol bu arada, yoksa hep daha gençleri canlandırıyorum.

INTERVIEW: Hazır konu açılmışken, 30 yaşına basmak çok mu fenaydı?

TEZEL: Hiç değil! Otuzlar yeni 20’ler değil mi zaten! Sıfırın önüne üçün gelmesiyle hayatım başka hız bir kazandı. Örneğin artık Berlin ve Londra arasında gidip geliyorum.

INTERVIEW: Neden özellikle Londra?

TEZEL: Bielefeld’i bir kenara koyarsak, aslında bir de Berlin’de yaşadım. Bir süre başka büyük bir kentte yaşamak hoşuma gidiyor.

INTERVIEW: Londra’da bir odan mı var yoksa İngiliz sevgilin mi?

TEZEL: Primrose Hill’de bir oda ve çok hoşuma gidiyor! Bir sebebim daha var; Hollywood yıldızlarıyla da çalışan, “Dialect & Accent Coach”u harika insan Julia Wilson Dixon’dan ders alıyorum.

INTERVIEW: Ki bu dersleri Tatort’dan kazandıklarınla karşılıyorsun?

TEZEL: Oradan kazandıklarımla da! Para demişken, aslında yıl sonuna kadar dünyanın en pahalı bu şehrinde kalmayı planlıyordum ki Köln’deki Macho Man işi araya girdi. İş önde geliyor…

INTERVIEW: Ünlü Ernst-Busch-Schauspielschule’yi (oyunculuk okulu) yarıda bıraktığın doğru mu?

TEZEL: Evet, bir şekilde benim yerim değildi.

INTERVIEW: Cesurca!

TEZEL: Çekinceli cesur demek daha uygun olur. O zamanlar nasıl devam edeceğimi tam olarak kestiremiyordum. Ben dünyanın daha çok büyümesini istiyordum ama orada daha da küçülüyordu.

DE-Hauptplakat-COMIN

 

Görseller: © 2014 SUMMERSTORM ENTERTAINMENT GMBH / WARNER BROS. ENTERTAINMENT GMBH. ALL RIGHTS RESERVED.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com