“Elimizde bir harita, bebek ve kitaplarla yola çıktık”

Back-Ground-Album-Cover

Soaked ilgiyle takip ettimiz gruplardan. Kurucusu Balamir Nazlıca tası tarağı toplayıp ailesiyle birlikte gittiği ABD’den çok geçmeden yeni bir albüm haberiyle geldi. Her daim yenilik peşinde olan müzisyen ile yeni yaşamını ve yeni projelerini konuştuk.

Büyük bir değişim oldu hayatında, eşin, yeni doğan bebeğiniz ve sen Amerika’ya yerleştiniz. Önce buradan başlasak diyorum.

Yaklaşık bir buçuk yıl önce hayatımın en önemli değişimi gerçekleşti. Kızım Ela Annika dünyaya geldi. Ela’nın doğumu ile beraber albüm çıkmadan birkaç ay önce, maalesef babamı kaybettim. Baba olduğum yıl babamı kaybettim ve bende çok derin bir iz bıraktı.

Klasik bir cümle kuracağım: Hiçbir şey eskisi gibi değil! Baba olmak bugüne kadar hayatımda başıma gelen en iyi gelişme. İfade etmesi zor bir his. Hayat denen mucizeyi görüyorsun; bu da doğal olarak kafada birkaç elektro manyetik dalgaların dağılmasına sebep oluyor.

Albüm prodüksiyonu yaklaşık üç yıl önce başladı ve Ela işin tam ortasında doğdu. Bir yandan bez değiştirirken bir yandan kayıtlar ile uğraşıyordum. Doğum sonrası dünyaya bakışınız değişiyor ve birdenbire -garip gelecek söyleyeceğim ama- kendi hayatınızın bittiğini fark ediyorsunuz. Bu ilk etapta suratınıza vurmuyor. Hala her şey eskisi gibi olacak diye naif bir düşünceniz oluyor. Uykusuz geçen geceler hayatınızın resmi olarak değiştiğine dair damgasını vuruyor.

Bu gelişmenin en ilginç noktası kendi hayatımın bir yerde bitmesi ve artık varolmanın başlıca sebebinin bir başka hayata bakmak olduğunu bilmek. Zor da olsa mükemmel bir his. Artık kendin için değil, başkası için yaşamaya başlıyorsun. Kendini başkasına karşı duyduğun koşulsuz sevgi içinde tekrardan varediyorsun.

Gitme kararı nasıl çıktı? Nereye gittiniz ve ilk dönem nasıl geçti?

Türkiye’deki gelişmeler son yıllarda düşündürücü ve üzüntü verici. Açıkçası herkes gibi, her rakı sofrasında ‘gidelim buralardan’ diye başlayan muhabbetleri biz gerçeğe çevirdik.

Eşimin yabancı olması işin dinamiklerini değiştiriyor. Yaklaşık 12 yıldır İstanbul’daydı. Birdenbire acaba hayatımız burada mı devam edecek sorusu ağırlık kazandı. Sorunun cevabını bulmak için Amerika’ya taşındık. Onun için eve geri dönüş, benim için yeni bir başlangıç oldu.

İlk dönem zor geçti ve geçmeye devam ediyor. Yurtdışına hangi koşullarda gittiğinize bağlı birçok şey. Hele Amerika gibi bir yere gidiyorsanız, çok seçeneğiniz var. Aklınızda bir iş ve yerleşim planı ile gitmeniz avantajlı olabilir. Biz elimizde bir harita, bebek ve kitaplarla yola çıktık. Nereye gider bu yol bilmiyoruz. Arada yıldızlara bakıyorum cevap için ama henüz netleşmedi…

Müzikal olarak zihin açıklığı ve özgürlük anlamında kendini orada daha mı rahat hissediyorsun?

Kesinlikle daha rahat ve daha özgür. En basitinden şunu görüyorsun: Her yerde bar ve konser mekânları var. İnsanlar müziği bir tüketim aracı olarak kullanıyor ama değer veriyor. Müzik bar kültürünün ötesine geçmiş. Son derecede rekabetçi bir ortam. Bu konuda nasıl desem, adamlar olayı çözmüş.

Enstrümanlar ucuz. Türkiye gibi pahalı değil. Kafa rahat olunca müzik de rahat oluyor. Bu tarzı kimse tüketmez gibi cümleler yok. Her pazarın bir alıcısı var. Ufak da olsa var. Bulunduğum yer uzak bir yer. Onun için henüz bir network yok. O anlamda yalnız bir macera. Ufak bir göçebe stüdyo kurdum. Su anda üçüncü albümün hazırlıklarına başladım. Kayda başlamadan önce muhakkak Blade Runner dinliyorum beş dakika…

Yeni album Wanted hem ismiyle, hem de ilk klibiyle sanki “alın size” der gibi. Sanki bir cevap, bir tokat. Katılıyor musun?

Wanted müzik kariyerimde çok önemli bir yer tutuyor. Tamam mı devam mı sorusunu soruyordum üç yıl önce. Soaked grubunu iki yıl önce dağıttık. Oraya hiç girmeyeyim. Evlilik gibi. Türkiye’de çok iyi başarılara imza attık. Bunu Soaked hayranları sayesinde yaptık. Ama sistem dönmüyor. Elektronik müzik ve İngilizce sözlü müzik icra etmek için alt yapı müsait değil. Bunun için açıkçası birkaç jenerasyon gerekecek.

Acayip güzel gruplar da çıktı bizlerden ve yurt dışında çok iyi işler yaptılar. Bugün hepimiz sonuç odaklıyız. Başarıyı kaç like, kaç youtube hit’i ve kaç konsere bağlı olarak belirliyoruz.

Bence bundan beş yıl önce Türkiye’de sessiz bir devrim oldu müzik sektöründe. Birçok güzel grubumuz ile beraber Soaked bu işin içinde yer aldı. Grup arkadaşlarım ve seyirci hak ettiğimiz yerlere gelemediğimizi görünce moraller bozuldu. Benim de bozuldu, ama devam kararını verdim. Çünkü müzik yapmak benim için bir seçenek değil. Benim için yeri geldiğinde lanet bir tutku, yeri geldiğinde varolma nedenimi hatırlatan bir olgu.

Müzik sanat dalları içerisinde bir insanın kendini ifade edebilmesinin en yüce şekli. Ne kadar iyi yapıyorum bilmiyorum ama bu işin hakkını vermeye çalışıyorum. Benim açımdan devrim devam ediyor ve durmaya niyetim yok.

Bu albümde Aftermath’da veya daha önceki çalışmalarında yapmadığın, sound olarak yeni denediğin şeyler neler? 

Çok şey var. Elektro davul yerine akustik davula geçtim. Tüm synth’leri plugin’lerle yazdım sonra Burak Irmak onlara güzelliklerini ekledi kendi klavyeleri ile. Enstrüman çeşitlerini geliştirdim ve kendi back vokallerimi yaptım ki bu da acayip bir deneyimdi.

Kısacası sıcak ve samimi bir albüm oldu. Burak Irmak, Emir Celt, Burcak Daldal ve Mert Aksuna gibi konusunda son derece gelişmiş ve kelimenin tam anlamıyla şahane müzisyenlerle çalıştım. Bu adamlar işlerini bilmekle kalmıyor enstrümanları ile yaşıyor. Ayıramazsanız onları. Onun için bence Türkiye’de çalışabilecek en iyi adamlarla çalıştım. Şanslıydım.

Albümle ilgili şu ana kadar tepkiler nasıl? 

Albüm yeni çıktı. Tepkileri ölçmek için erken ama ilk tepkiler iyi ve pozitif. Baby Get Out adlı ilk klibi yayınladım. Kanada’dan iki süper genç aktör geldi ve ilk defa kendi müziğime yönetmenlik yaptım. Şaşıranlar oldu, sound’un değişimi ile ilgili. Hayranlarınız ile ilişki bence sürekli değişiyor. Kimileri seviyor kimileri sevmiyor.

Şunu fark ettim; müzikte sadece samimiyetiniz ve inancınız önemli. Gerisi tarihteki ufak bir damla. O kadar çok albüm çıkıyor ki. 2013 yılında 66,565 yeni albüm çıktı. Sadece 3,237 tanesi 2,000 adetten fazla sattı! Böyle bir müzik dünyasının içinde yaşıyoruz.

Onun için birileri sizi dinliyor, albümünüzü satın alıyorsa, inanılmazı gerçekleştiriyorsunuz demektir. Şu anda inanılmazı gerçekleştirmek istiyorum!

Senin yan projelerin olduğunu da biliyorum. Hatta kimselerin pek bilmediği tanımadığı sanatçılarla ilgili film projen var. Okuyucularımıza biraz ondan bahsedelim. Hatta çektiğin ilk filmi de paylaşalım ne dersin?

Müzik ile beraber fotoğraf ve video çekimleri yapıyorum. Video ve fotoğraf çocukluğumdan beri yaptığım bir şey ama hiçbir zaman müzik kadar odaklanmadım. Son dönemlerde kayıtlar yavaşlayınca, elime bir kamera geçti. Derken çekim üstüne çekim yaptım.

İtalyan sanatçı Francesco Albano ile tanıştım. Çok derin bir arkadaşlığımız oldu. İnanılmaz bir adam. Ruh hali daha da inanılmaz. İstanbul’da bu kadar kalabalığın içinde bu tarz bir arkadaş bulmak benim için bir mucize oldu. Stüdyosunu görmeniz gerekiyor. Garip vücut objeleri tasarlıyor. Grotesk diyebiliriz.

Kendisini uzun süre stüdyosunda takibe aldım ve Unconcealment adlı bir video çektim. Üç dakikada sanatçının yaratım sürecini elimizden geldiği kadar en iyi şekilde yakalamaktı amaç.

Çocukluğumda en sevdiğim ve hala bir numaralı filmim Blade Runner. Deckard’ın tarama sahnesi beni her zaman delirtmiştir. Müzikleri ayrı bir dâhilik. Yıllar sonra ona benzer bir ruh hali ile bir kısa film çekmek benim için Oscar’ı kazanmak oldu.

Unconcealment kelimesini Heidegger’den esinlenerek kullandım. Unconcealment kelime anlamı Aletheia ile aynı anlama geliyor. Felsefe içinde gerçeği bulmak gibi düşünebiliriz. Bu filmlerin amacı da yaratım anının gerçekliğini bulmak. Zor, bulabilir miyiz emin değilim.

Müziklerini iki ayda besteledim ve sonra yayınladık. Film beklediğimden daha fazla ilgi gördü. Su anda ikinci videoyu çekiyorum. Çekimleri yaklaşık üç aydır sürüyor. Şubat ayı gibi yayınlamayı düşünüyorum.

Unconcealmen’ti yalnız ve büyük bir ekranda izlemenizi öneriyorum!

Balamir_Soaked_Wanted Baby Get Out Cover

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com