“İnsanların kalpleri kendiminmiş gibi özen gösteriyorum”

EbruYildizbyMitchellKing

New York’ta Brooklyn’de yaşayan, çok sayıda uluslararası dergiye müzik ve portre fotoğrafları çeken Ebru Yıldız’ın en kapsamlı fotoğraf sergisi bu hafta sonu Souq Karaköy’de izlenebilecek.

Bundan böyle her hafta sonu kapılarını ziyaretçilerine açacak olan alternatif pazar ve buluşma yeri Souq Karaköy‘de, bu hafta sonu New York’ta yaşayan ve The Strokes, Crystal Castles, Iggy Pop, Jack White gibi pek çok dünyaca ünlü ismi görüntüleyen Ebru Yıldız’ın fotoğrafları sergileniyor.

Fotoğrafçının eserleri 11-12 Nisan tarihlerinde saat 11.00-19.00 arasında Souq Karaköy’de görülebilecek.

Ebru Yıldız, Pitchfork, NPR, Rollingstone.com, Noisey.com, NME, XLR8R ve Brooklyn Vegan gibi dünyanın en prestijli müzik yayınlarına fotoğraf çekiyor.

Ankara doğumlu olan ve 17 buçuk senedir New York’ta yaşayan müzik ve portre fotoğrafçısı Yıldız, sergiden önce sorularımızı yanıtladı.

Bize işlerinizden ve SOUQ Karaköy’de yer alacak serginizden biraz bahseder misiniz?

Fotoğraflarım müzik ve insan obsesyonumun tamamen somutlaşmış hali. Konser fotoraflarımda yoğunlaşıp, en tepeye ulaşmış bir duygu ve ruh halini yakalamayı kovalarken, portrelerimde daha daimi olan bir ruh halini arıyorum.

Bütün bunlar fotoğrafladığım müzisyenin bana hissettirdiklerine, kişiliğine, o anda bulunduğu yere bağlı olarak neler hissetiğine göre değişiyor ve evriliyor.

Portrelerimde ise bunların yanı sıra, fotoğrafı çektiğim o anda müzisyenle aramda yaşanan ilişki işin içine giriyor.

SOUQ’da gerçekleşecek sergi için çok heyecanlıyım. İlk defa bu kadar çok fotoğrafım Istanbul’da bir arada olacak. En sevdiğim konser ve portre fotoğraflarımdan seçip getirdim; SOUQ ekibi de onların içinden titizlikle seçti.

Genel anlamda motivasyonunuz nedir?

Hem işlerimde, hem kişisel hayatımda motivasyonum daha çok hissetmek ve sevmek diyebilirim.

En çok canınızı sıkan şey nedir? En çok sevindiren şey nedir?

Canımı en çok sıkan şey, egosu kendisinden büyük insanlar. En çok sevindiren şey ise karşılık beklemeden tanımadığı insanlara yardım etme kapasitesine ve kalp büyüklüğüne sahip insanlar.

Neden korkmalıyız?

Sosyal medyanın gerçek hayattaki ilişkilerimizi koparıp, insanları derin bir yanlızlığa itiyor olmasından. Bence pek çoğumuzun farkındalığına erişemediği garip bir ilüzyon içerisindeyiz.

Bir yandan herkesin hayatında olup bitenle alakalı bilgimiz inanılmaz derecede artarken, öbur yandan yüz yüze görüşüp, yaşayıp, paylaşıyor olduğumuz tecrübeler şiddetle azalıyor.

Bu durum sahte, derinliği olmayan ilişkiler içerisinde bırakıyor bizi. Zaman ilerledikçe de içinden çıkması imkansız hale geliyor.

Gündelik hayatta kültürü nasıl tüketiyorsunuz? Belirli bir rutininiz var mı?

Yukarıda söylediklerimle çok paralel bu soru aslında. Elimden geldiğince fiziksel tecrübe olarak tüketmeye çalışıyorum. Çünkü şimdi her şey çok kolay. Bir sanatçının işlerine internetten bakabilirsiniz; bir grubun konserini YouTube’da izleyebilirsiniz.

Bu insanları belli bir tembelliğe itiyor ve yaşanan tecrübenin – eğer tabii tecrübe adına bir şey kaldıysa- kalitesini azaltıyor.

Bir grubu YouTube’dan izlemek ile, konserde en önde grubun bütün fan’larıyla çepeçevrili olup, dokunabilecek uzaklıkta olma arasında fark olduğunu söylememe gerek var mı bilmiyorum. Veya bir ressamın işlerine online bakmakla, sergisine gidip detayları ve fırça darbelerini görmek arasındaki fark gibi.

Çok karışık bir çalışma programım olduğu için, çok bir rutinim yok aslında. Haftada birkaç kere canlı müzik dinlemeye çalışıyorum, sanırım hayatımdaki tek sabit rutin bu şu anda.

İnsanların en çok anlamalarını isteğiniz şey nedir, neden?

Karşımızdaki insanın iyi veya kötü tarafını çıkarmanın tamamen kendi elimizde olduğunu herkesin anlamasını isterdim. Herkes bunu hayata geçirip uygulayabilse, hepimizin hayat kalitesinde inanılmaz bir artış olurdu bence.

Değer nedir, para nedir?

Değer paranın hiçbir zaman sahip olmaması gerektiği bir şey bence. Para ve/veya maddi şeylerle değer biçen insanları hiçbir zaman anlayamadım. Bir insanın nasıl hayal gücü, ruhsal ve kalpsel derinliği olmaz?

Hangi konuda fikir değiştirdiniz, neden?

Daha genç ve tecrübesizken kafamdan geçen her şeyi filtresiz bir şekilde söylerdim ve bunu yapabilmekle de gurur duyardım. Çünkü bunun yapıcı olduğuna inanırdım. Şimdilerde insanların kalpleri kendiminmiş gibi özen gösteriyorum.

En tehlikeli fikriniz nedir?

Herkesin içinde sonsuz sevme potansiyeli olduğu.

Kendinize hangi soruları sorarsınız?

Karşımdaki insan su anda ne hissediyor? Neyi daha iyi yapabilirdim?

Doğru olduğunu kanıtlayamayacağınız inancınız nedir?

Karma, astroloji.

İnternet düşünme şeklinizi ne yönde etkiledi?

İnternetteki bilgi tüketimi inanılmaz boyutta ama aynı zamanda bilgi kirliliği de öyle. Düşünme şeklimden ziyade “attention span”imi (dikkat genişliğimi) daralttı. Bu beni çok üzüyor. Dikkatimin bu kadar çabuk dağılıyor olmasını kişisel olarak tercih etmiyorum. Farkına vardığımda ise önüne geçmeye ve düzeltmeye çalışıyorum.

Bir yandan da düşünce ve işlerinizle arada başka bir aracı olmadan erişebileceğiniz potansiyel kitle ve bilgi oranını kesinlikle çok büyüleyici buluyorum.

Eskiden okuyor olduğunuz haber kaynakları kısıtlıydı; şimdi internet sayesinde aynı hikayenin bin çesit yönünü okuyabilmenin lüksü de paha biçilmez.

www.ebruyildiz.net

www.brooklyngrain.com

1390560_572697899497669_6060042262682286677_n 1461843_568108689956590_6437166611220958593_n 10313819_586239341476858_6041838501698095273_n 10410252_607194219381370_3255347935034962411_n 10891702_593900724044053_6894788774289812058_n 10898094_594277547339704_610989181219858267_n 11001773_608386489262143_5104245335512102801_n

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2019 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com