“İnsanlar spontane olmaktan korkuyor!”

11539266_10154101290959832_4240206281194684890_o

Gerek fotoğraflarıyla gerekse, Aarhus School of Architecture’de hazırladığı bitirme projesiyle dikkatimizi çeken Zuhal Koçan, tüm tavsiyelere inat mimarlığı ve fotoğrafçılığı bir arada yürütmek istiyor. 

1988’de Danimarka’da (Fredericia) doğan Zuhal Kocan, geçtiğimiz yaz mezun olduğu Aarhus School of Architecture’da hazırladığı bitirme projesiyle dikkatimizi çekti.

Kendi deyişiyle bitirme tezi, ‘başlığı “An Educational Half-way House for Refugees in Istanbul” olan projem, Türkiye’nin yeni nesli olarak görülebilecek genç Suriyeliler için, kendi ülkelerinde savaş yüzünden kaybetmiş oldukları eğitimi ve sosyal çevreyi yeniden kurmaya yardım edebilecek, buluştukları yeni kültüre yumuşak bir geçiş yapmalarını sağlayacak bir mekan ve kurumun varoluşunu amaçlıyor’.

(Fotoğraf çalışmalarından örneklerle birlikte bitirme projesinin hikayesini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.)

Mimarlık eğitiminin yanı sıra fotoğrafçılık da yapan ve çeşitli karma sergilerle de adını duyuran ve son olarak 2012’de yine Danimarka’da açtığı solo sergisiyle de adından söz ettiren sanatçıyı yakından tanımak istedik.

Bize işlerinizden ve son çalışmalarınızdan (bitirme teziniz de dahil) biraz bahseder misiniz?

Fotoğraflarımın ve ürettiğim tasarımların hayatımın periyodik yansımaları olduğunu düşünüyorum. Hem fotoğrafçılıkta, hem mimarlıkta deneysel metodlar ile sınırları zorlayarak bir projeyi sonlandırmak yerine, bir projeyi soru işaretiyle, yani bir “open end” ile bırakmak heyecan veriyor.

Fakat Aarhus School of Architecture’de yapmış olduğum tez projem ile daha “down to earth” bir proje yaptığımın farkındayım. İstanbul’da 1 senelik staj dönemimde Suriyeli mülteci sorununu yakından takip edebilme şansım oldu ve kısa sürede bu konu üzerine proje yapmaya karar verdim.

Kısacası, amacım her iki kültür için büyük bir mücadele olan bu global ve kentsel sorunu, iki tarafın da yararlanabileceği bir projeye dönüştürmekti.

Motivasyonunuz nedir?

İnsanlar. Onlardan ilhamımı alıyorum, onlar beni mutlu, mutsuz ediyorlar. Onlar beni güldürüyor, ağlatıyorlar. Onlar benim yansımam, ben onların yansımaları oluyorum bazen. Bu hisleri yaşamak, yaratıcılığımı dürtüyor.

En çok canınızı sıkan şey nedir? En çok sevindiren şey nedir?

İlk önce sevindiren şeyi söyleyeyim; spontane olmak. Canımı sıkan şey ise insanların spontane olmaktan korkmaları.

Neden korkmalıyız?

Farklı kültür, gelenekler, din ve düşünceler üzerine konuşmaktan korkanlardan korkmalıyız. Neden mi? Dünya’da gördüğümüz tüm kötülükler, farklılıklara tolerans ve anlayış göstermeyenler yüzünden oluyor.

Gündelik hayatta kültürü nasıl tüketiyorsunuz? Belirli bir rutininiz var mı?

Yolumu uzatmayı çok severim. Benim için önemli olan hedef değil, rotadır. Mutlaka o seçimle birlikte kültürümü geliştirecek birşeyle karşılaşırım. Duymamış olduğum bir sergi, veya sokakta herhangi bir sürpriz ile karşılaşmak… Sürpriz kültür tüketimi de diyebiliriz buna.

İnsanların en çok anlamalarını isteğiniz şey nedir, neden?

Ailenin ne kadar önemli olduğunu. Çünkü hayat çok kısa.

Değer nedir, para nedir?

Yeri doldurulamaz / gelir-gider.

Hangi konuda fikir değiştirdiniz, neden?

Bir zamanlar fakültede bir profesör, mimarlık ve fotoğrafçılık arasında seçim yapmamın benim için doğru bir karar olacağını söylemişti. Bu beni çok kızdırmıştı. Bu düşünce bir süre kafamı çok kurcaladı, ama artık bu konuda çok kararlıyım; bu iki meslek ve alan hiçbir zaman hayatımdan tamamıyla çıkmayacak; hatta tam tersi, birbirini beslemesini sağlayacağım; çünkü böyle mutluyum.

En tehlikeli fikriniz nedir?

Bütün eşyalarımı atıp, sosyal medyadan da tamamen ayrılıp, uzun bir süre herşeyden bağımsız yaşamak.

Kendinize hangi soruları sorarsınız?

Acaba ileride ‘böyle bir şey yaşayacağım aklımın ucundan geçmezdi’ dedirtecek olağanüstü bir şey yaşayacak mıyım?

Doğru olduğunu kanıtlayamayacağınız inancınız nedir?

Her şeyin sevgiyle beslendiğinde verimli olduğuna inanıyorum.

İnternet düşünme şeklinizi ne yönde etkiledi?

Internet beni maymun iştahlı bir insana dönüştürdü. Bu iyi mi kötü mü ben de bilmiyorum…

zuhalkocan.com

Syrian refugees in Istanbul: Zuhal shares the story of her graduation project from Aarhus School of Architecture on Vimeo.

6f2dfc67992b6625ed9ba6e8eb7873c6_465 6098967111_a5f21c1da9_o-2_700 12609398275_522affcdb0_z_640 472f6e1d013976a97fba3b50c59d33d9_599

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com