bomontiada’daki Alt yaz sergileriyle devam ediyor.

Marwa Arsanios

İlk sezonunda sanatta üreticilik meselelerini inceleyen Alt, 13 Temmuz – 9 Ekim tarihleri arasında Marwa Arsanios’un, Allora & Calzadilla’nın ve Ahmet Öğüt’ün sergilerine yer veriyor.

Marwa Arsanios

Hiç Bir Ayı Öldürdün mü ya da Jamila Olmak [Have You Ever Killed a Bear or Becoming Jamila]

Olga’nın Notları, Kütüphane [Olga’s Notes, The Library]

Arap dünyasında tarih yazan kadınlar ve tarihin yazdığı kadınlar konularıyla ilgilenen Arsanios’un Hiç Bir Ayı Öldürdün mü ya da Jamila Olmak [Have You Ever Killed a Bear or Becoming Jamila, 2013-14] adlı videosu ve Olga’nın Notları, Kütüphane [Olga’s Notes, The Library, 2013] adlı yerleştirmesi, sanatçının 2011’den beri yürüttüğü ve 1960’lar Mısır’ından solcu bir dergi olan Al Hilal’e odaklanan, Al Hilal Projesi’nin devamıdır.

Olga’nın Notları, Kütüphane dergide “Neleri okumalısınız” bölümünde önerilen kitapları, Arapça konuşan halkların tarihinde ender bir ütopyacı tahayyülün ideolojik kökenlerini vurgulamak üzere barındırır. Öte yandan, Hiç Bir Ayı Öldürdün mü ya da Jamila Olmak, Al Hilal gibi dergilerin yayımı sayesinde ikonikleşen Cezayirli özgürlük savaşçısı Jamila Bouhired’i konu alır.

Arsanios’un bir dansçıyla gerçekleştireceği Dans Etmeyi Öğrenmek adlı sunum-performansı Eylül’ün üçüncü haftası Alt sanat mekanında görülebilir.

Jennifer Allora ve Guillermo Calzadilla
Allora & Calzadilla

Büyük Sessizlik [The Great Silence, 2014]

Apotomē, 2013

Büyük Sessizlik [The Great Silence] ve Apotomē adlı video yerleştirmeleri insan algısı dışında kalan duyum dünyası ve anlam verme mekanizmalarımızın köklerine odaklanıyor.

Allora & Calzadilla, “(var) olan” ve “(var) olmayan” arasındaki sınırı sorgulayarak, bu eşiği inşa edenlerin bunu nasıl görünür kıldığını irdeler. Üç kanallı video yerleştirmesi Büyük Sessizlik, evrenin en uzak köşelerine radyo dalgaları gönderip alan ve barındırdığı SETI veritabanı aracılığıyla, kozmik gürültünün içinde uzaylı uygarlıkların olası mesajlarını yakalabilecek, dünyanın en büyük radyo teleskobunu konu edinir. Esperanza (Umut)-Porto Riko’da yer alan bu teleskop, aynı zamanda Amazona vittata adlı nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan papağanların son örneklerine yuvadır. Allora & Calzadilla, iletişim olasılıklarının yanı sıra, canlı, cansız, insan, hayvan, teknolojik ve kozmik aktörler arasındaki küçümsenemez boşlukları ele alan altyazılı masalımsı bir senaryo üzerine bilim kurgu yazarı Ted Chiang ile birlikte çalıştı.

Tek kanallı video yerleştirmesi Apotomē adını, müzikte iki ses arasındaki perde farkını tanımlamak için kullanılan—orijinal Pitagoryen tanımına göre bire bir çevirisi “kesilen şey” olan—eski Yunanca bir sözcükten alır. Videoda, dünyada kaydedilen en düşük desibelli sese sahip olan şarkıcı Tim Storms, Napolyon Savaşları’ndan ganimet olarak Paris’e getirilen iki fil için 1798 yılında verilen bir konserin sesaltı (subsonic) versiyonunu seslendirir. Bu tarihi müzik deneyi, müziğin hayvanlarla bir iletişim aracı olarak kullanılıp kullanılamayacağını test etmek için bir dizi Aydınlanma ve Devrim idealleri ışığında, konservatuar müzisyenleri tarafından düzenlenmişti. Tim Storms, Paris-Ulusal Doğa Tarihi Müzesi deposundaki doldurulmuş hayvan örneklerinin arasında volta atarak, aynı fillerin kalıntılarına varıncaya kadar şarkı söyler. Sesi sadece fil gibi büyük hayvanların duyabileceği kadar düşük bir oktava inen Storms, türler arası iletişim adına onu duyabilir ve müziği boyunca işitilebilir ve hissedilebilir arasındaki insani eşiği aşarak tarihe geçecek bir türler arası iletişim sergiler.

Eylül ayının üçüncü haftasında, Allora & Calzadilla Alt sanat mekanında sergileri üzerine bir konuşma yapacak.

Ahmet Ogut
Ahmet Öğüt

Tam Gün Devam

Ahmet Öğüt’ün çoğunlukla yeni komisyon edilmiş işlerinden (heykel, yerleştirme ve video) oluşan Tam Gün Devam adlı sergisi, bir bütün olarak zaman adaletsizlik ve direnişi konu ediniyor.

Ahmet Öğüt’ün Diğerleri Saldırırken (2016) adlı yerleştirmesi bronz heykellerden oluşur. Hem soyut hem somut denebilecek nitelikteki heykellerin çıkış noktası, Güney Afrika-Cape Town’dan Alabama-Birmingham’daki sivil haklar hareketlerine, tarihi protestolar sırasında polis köpekleri tarafından saldırıya uğrayan insanların arşiv fotoğraflarıdır. Heykellerin, anıtları veya aristokratik büstleri çağrıştıran bir materyalden—bronzdan—yapılmış olması, figürlerin mücadelesinin sürekliliğini vurgular. Eylül ayı başında, bu işlerin yerine, 11. Gwangju Bienali (Güney Kore) ve The Marmara Pera Oteli ile aynı anda gösterilecek çift kanallı bir animasyon, Müşterek (2016) gelecektir. Bu iş, hem Güney Kore hem de Türkiye’de protestolar sırasında hayatlarını kaybeden insanlara odaklanır.

Başka bir yeni iş, Altı Aylık, kapanmış veya kabuk değiştirmiş sanat mekanlarının tabelalarını bir araya getirir: müzeler, galeriler, vakıflar, kâr amacı gütmeyen kurumlar ya da sanatçı mekânları, İstanbul’un kültürel yaşantısında belirip kaybolanların altını, ekonomik, sosyal ve politik boyutlarıyla çizer. Alt’ın yeni açılmış bir sanat mekânı olarak kapanan mekânlarla paylaştığı geleceğe dair belirsizlikler göz önüne alındığında, Öğüt’ün işi ayrı bir somutluk kazanır.

Sergi kapsamında, mevcut bir iş, Bakunin’in Barikatı (2014/2016), Zeyno–Muhsin Bilge’nin Türkiye’den modern ve güncel yağlı boya, heykel, çizim ve sanatçı kitaplarından oluşan koleksiyonunu içerecek şekilde yeniden kurgulanmıştır. İş, Mihail Bakunin’in 1848’de Prusyalı kuvvetlere karşı Dresden’deki sosyalist başkaldırının ön saflarına sanat eserleri yerleştirme önerisinden esinlenerek, yerel bağlamda nefsi müdafaa ve sivil direnişe dikkat çeker. Öğüt’ün Hafif Zırhlı [Light Armoured, 2006-2013] işi ise The Marmara Pera Oteli’nin tepesindeki YAMA ekranında oynayan bir videoyla beraber, ölçekli bir modelinden oluşur. Bu kısa animasyonda, küçük taşların fırlatılmakta olduğu zırhlı bir araç görülür. Başka bir heykel, Pleasure Places of All Kinds; Shapingba district, Chongqing [Her Türlü Sayfiye Yeri, Shapingba bölgesi, Chongqing, 2014] Çin’de iyi bilinen bir “çivi ev”in ölçekli bir maketidir. Bu evde, kamusal ve kişisel alanlar iç içe geçerek, devlet uygulamaları ya da kurumsal yaptırımlara karşı gündelik bireysel direniş biçimleri vücut bulur.

İmajlar sırasıyla: 

Marwa Arsanios, Hiç Bir Ayı Öldürdün mü ya da Jamila Olmak, 2013-2014. Galerie Mor Charpentier’nin (Paris) izniyle.

Allora & Calzadilla, Büyük Sessizlik, 2014. Galerie Chantal Crousel (Paris), Lisson Gallery (Londra), Gladstone Gallery (New York) ve kurimanzutto’nun (Meksiko) izniyle.

Ahmet Öğüt, Diğerleri Saldırırken, 2016. Alt sanat mekanı (İstanbul) ve Okayama Sanat Zirvesi (Okayama) tarafından komisyon edilmiştir.

About author
Submit your comment

Please enter your name

Your name is required

Please enter a valid email address

An email address is required

Please enter your message

Cut Magazine © 2017 All Rights Reserved

2011 | cut-online.com